Mevzuat masası
Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.
6 bölüm · ~13 dk · 11 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Ceza hukuku, hangi fiillerin suç sayılacağını ve bu fiillere hangi yaptırımların bağlanacağını düzenleyen kamu hukuku dalıdır. Bu başlık altında ceza hukukunun uygulanmasını sınırlayan ve yönlendiren temel ilkeler ile Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) zaman ve yer bakımından uygulama alanı incelenir. KPSS A Grubu Hukuk'ta bu konu; kanunilik ilkesinin sonuçları, kusur ilkesi, zaman bakımından uygulamada lehe kanunun geçmişe yürümesi ve yer bakımından uygulamada mülkilik–şahsilik–koruma–evrensellik ilkeleri üzerinden sıkça sorulur.
2Temel kavramlar/doktrin
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Kanunilik ilkesi (suçta ve cezada kanunilik – TCK m. 2)
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" (nullum crimen, nulla poena sine lege) ilkesi, ceza hukukunun en temel güvencesidir.
- Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
- Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
İdarenin düzenleyici işlemleriyle
(yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi vb.) suç ve ceza konulamaz; suç ve ceza ancak kanun ile ihdas edilebilir.
Kusur ilkesi ("kusursuz ceza olmaz" – nulla poena sine culpa)
- Ceza sorumluluğu şahsidir; kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz (TCK m. 20/1).
- Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz: ; ancak kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar bu kuralın dışındadır (m. 20/2).
- Modern ceza hukukunda objektif sorumluluk (salt nedensellik bağına dayanan, kusur aranmaksızın sorumluluk) kural olarak terk edilmiştir; bir kişi ancak kastı veya taksiri bulunan bir fiilinden dolayı cezalandırılabilir.
- Kusur ilkesi, aynı zamanda cezaların ölçülülüğü ve failin kişisel durumunun ceza belirlenirken dikkate alınmasının da temelini oluşturur.
Zaman bakımından uygulama (TCK m. 7)
- Kural: İşlendiği zamanın kanunu uygulanır (derhal uygulama/ileriye etkili uygulama).
- Lehe kanunun geçmişe yürümesi: Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur; bu durum kesinleşmiş hükümler için de geçerlidir (m. 7/2).
- Lehe kanun belirlenirken kanunlar bir bütün olarak ele alınır; iki farklı kanunun lehe hükümleri birleştirilerek (parçalı/karma) uygulama yapılamaz.
- Bir suçun işlendiği zamanki kanuna göre suç sayılan fiil, sonradan kanunla suç olmaktan çıkarılmışsa; kesinleşmiş hüküm bulunsa dahi cezanın infazı ve kanuni sonuçları kendiliğinden ortadan kalkar.
- Geçici/süreli kanunlar: Belirli bir süre için yürürlükte kalmak üzere çıkarılan kanunlar, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenen suçlar hakkında, süre bittikten sonra da uygulanmaya devam eder (lehe kanun ilkesinin istisnasıdır).
Yer bakımından uygulama (TCK m. 8-13)
Mülkilik ilkesi (asıl kural – m. 8): Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Bir suçun Türkiye'de işlenmiş sayılması için:
- İcra hareketlerinin kısmen veya tamamen Türkiye'de yapılması, veya
- Neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi
yeterlidir (ubikuite / hareket-netice ilkesi). Türk bayrağını taşıyan veya Türk tescilinde bulunan gemi/uçakta ya da bunlar tarafından işlenen suçlar da Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Şahsilik ilkesi:
- Faile göre şahsilik (m. 11): Bir Türk vatandaşının yabancı ülkede işlediği ve Türk kanununa göre asgari bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı, işlendiği yer kanununa göre de suç sayılıyorsa (karşılıklı suç sayılma) ve fail Türkiye'de bulunuyorsa Türk kanunlarına göre yargılanabilir; üst sınırı bir yılın altında kalan suçlarda kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.
- Mağdura göre şahsilik (m. 12): Bir yabancının, yabancı ülkede bir Türk vatandaşının zararına işlediği belirli ağırlıktaki suçlar, failin Türkiye'de bulunması ve kanunda aranan diğer şartların gerçekleşmesi hâlinde Türk kanununa göre cezalandırılabilir.
Koruma–evrensellik ilkesi (m. 13): Devletin güvenliğine, anayasal düzenine, millî savunmasına karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk gibi kanunda tek tek sayılan belirli suçlar bakımından, fail kim olursa olsun ve suç nerede işlenirse işlensin Türk kanunları uygulanır; bu suçlarda Türk vatandaşlığı veya suçun Türkiye'de işlenmiş olması aranmaz.
Yabancı ülkede alınan cezanın mahsubu: Aynı fiil dolayısıyla yabancı ülkede yapılan yargılama sonucunda infaz edilmiş ceza varsa, Türkiye'de belirlenen cezadan mahsup edilir (m. 16).
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Türk vatandaşı A, tatile gittiği bir ülkede orada da suç sayılan bir fiili işlemiş ve Türkiye'ye dönmüştür. Fiil, Türk kanununa göre iki yıla kadar hapis cezasını gerektirmektedir.
Yabancı bir ülkede, o ülke vatandaşı B tarafından Türk vatandaşı C'ye karşı ağır bir suç işlenmiş, B daha sonra Türkiye'ye gelmiştir.
Bir kanun değişikliğiyle, önceden 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını gerektiren bir suçun ceza aralığı 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak değiştirilmiştir. D, değişiklikten önce bu suçu işlemiş ve hakkında değişiklikten önceki kanuna göre kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaktadır.
Türkiye'de bulunan E, sınır ötesindeki bir ülkeye elektronik posta yoluyla tehdit içerikli bir mesaj göndermiş ve mesaj mağdura o ülkede ulaşmıştır.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.