Mevzuat masası
Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.
6 bölüm · ~15 dk · 20 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Çevre sorunları; sanayileşme, hızlı kentleşme ve nüfus artışının doğal kaynaklar üzerindeki baskısının bir sonucu olarak ortaya çıkan hava, su, toprak kirliliği ile biyoçeşitlilik kaybı ve iklim değişikliği gibi olguları kapsar. Devletlerin bu sorunlara karşı geliştirdiği hukuki ve idari düzenlemeler bütünü ise çevre politikası olarak adlandırılır. Türkiye'de çevre politikasının anayasal temeli 1982 Anayasası'nın 56. maddesinde, temel yasal çerçevesi ise 2872 sayılı Çevre Kanunu'nda yer alır. KPSS'de hem ulusal (Anayasa madde 56, Çevre Kanunu, ÇED) hem de uluslararası (Stockholm, Rio, Kyoto, Paris) çevre politikası araçları sıkça sorulmaktadır.
2Temel kavramlar/kuramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Çevre sorunlarının türleri
Hava kirliliği
Sanayi tesisleri, motorlu taşıtlar ve ısınma amaçlı fosil yakıt kullanımı kaynaklı.
Anayasal temel: Madde 56
1982 Anayasası'nın 56. maddesine göre "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir." Aynı madde, çevreyi geliştirmeyi, çevre sağlığını korumayı ve çevre kirlenmesini önlemeyi hem devletin hem de vatandaşların ödevi olarak düzenler. Bu madde, çevre hakkının Türk hukukundaki anayasal dayanağıdır.
2872 sayılı Çevre Kanunu (1983)
Türkiye'nin temel çevre mevzuatı olan bu kanun, çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevresel değerlerin geliştirilmesine ilişkin genel ilke ve esasları düzenler. Kanunun benimsediği temel ilkeler arasında şunlar öne çıkar:
Kirleten öder ilkesi (polluter pays principle)
Çevreyi kirleten veya kirletme ihtimali bulunan gerçek/tüzel kişiler, meydana gelen kirliliği gidermekle ve bu amaçla alınacak önlemlerin maliyetini karşılamakla yükümlüdür.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)
ÇED, gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenip değerlendirilmesi sürecidir. Türkiye'de belirli büyüklükteki ve niteliği yasada/yönetmelikte sayılan projeler için "ÇED Olumlu" kararı alınmadan yatırıma başlanamaz; bu, önleyicilik ilkesinin somut bir uygulama aracıdır.
Kurumsal yapı
Türkiye'de çevre politikasının yürütülmesinden esas olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sorumludur. Bu bakanlık, çevre denetimi, ÇED süreçleri, imar ve iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını bir arada yürütür.
Uluslararası çevre politikaları
Stockholm Konferansı (1972)
Birleşmiş Milletler'in çevre konusunda düzenlediği ilk büyük uluslararası konferanstır; "İnsan Çevresi Konferansı" olarak da anılır ve çevre sorunlarını küresel gündeme taşımıştır.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Bir fabrika, üretim sürecinde çevreye verdiği kirliliğin temizlenmesi ve önlem maliyetlerinin tamamının kendisi tarafından karşılanması gerektiğini öğrenmiştir.
Büyük ölçekli bir sanayi tesisi projesi, faaliyete geçmeden önce çevreye olası etkilerinin ayrıntılı biçimde incelenip değerlendirilmesi ve "olumlu" karar alınmadan yatırıma başlanamaması şartına tabi tutulmuştur.
1992 yılında düzenlenen bir uluslararası zirvede, sürdürülebilir kalkınma için küresel bir eylem planı kabul edilmiş ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik bir çerçeve sözleşme imzaya açılmıştır.
Bir uluslararası anlaşma, gelişmiş ülkelere sera gazı salımlarını azaltmaları yönünde ilk kez bağlayıcı ve sayısal hedefler getirmiştir.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.