puanlabs

KPSS A Kamu Yönetimi Kentleşme Kavramı ve Kuramları konu anlatımı

Kentleşme ve Çevre Sorunları · sınavda ortalama 1 soru çıkıyor

Mevzuat masası

Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.

6 bölüm · ~11 dk · 10 etkileşim

Hadi başlayalım! Bu konu 6 bölüm, yaklaşık 11 dakika. Arada sana küçük sorular soracağım.

1Konu özeti

İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.

Kentleşme; nüfusun kırsal alanlardan kentsel alanlara doğru hareket etmesi, kent nüfusunun toplam nüfus içindeki payının artması ve buna bağlı olarak toplumsal, ekonomik ve kültürel yapının dönüşmesi sürecidir. Kentleşme yalnızca demografik bir olgu değildir; aynı zamanda üretim biçiminin (tarımdan sanayi ve hizmete geçiş), toplumsal ilişkilerin ve yaşam tarzının da değişimini içerir. Bu nedenle kentleşme (nüfusun yer değiştirmesi), sanayileşme (üretim biçiminin değişimi) ve kentlileşme (kent kültürünün, değerlerinin ve davranış kalıplarının benimsenmesi) kavramları birbirinden ayrılmalıdır; kırdan kente göç eden bir nüfusun sayısal olarak kentli sayılması, o nüfusun kısa sürede "kentlileştiği" anlamına gelmez. KPSS'de bu üç kavramın ayırt edilmesi ve kent sosyolojisinin klasik kuramcıları (özellikle Şikago Okulu, Louis Wirth ve Robert Redfield) sıkça sorulmaktadır.

2Temel kavramlar/kuramlar

Önemli yerleri altını çizer gibi oku.

Kentleşmeyi açıklayan temel yaklaşımlar

Konu kartları1 / 3

Demografik yaklaşım

Kentleşmeyi, kent nüfusunun toplam nüfusa oranındaki artış olarak tanımlar.

İtici-çekici faktörler kuramı (push-pull)

Kırdan kente göçü açıklayan bu yaklaşıma göre kırsal alandaki itici faktörler (tarımda makineleşme, toprak yetersizliği, işsizlik, kan davası gibi güvenlik sorunları) nüfusu kentten uzaklaştırırken; kentteki çekici faktörler (istihdam olanakları, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere erişim, daha yüksek yaşam standardı beklentisi) nüfusu kente çeker.

Ferdinand Tönnies: Gemeinschaft–Gesellschaft

Kent sosyolojisinin kavramsal temelini oluşturan bu ayrıma göre Gemeinschaft (cemaat), küçük ölçekli, yüz yüze ilişkilere, ortak değerlere ve akrabalık bağlarına dayanan geleneksel-kırsal topluluk tipidir. Gesellschaft (cemiyet) ise büyük ölçekli, çıkara dayalı, resmî ve ikincil ilişkilerin egemen olduğu modern-kentsel toplum tipidir. Kentleşme süreci, Tönnies'e göre cemaatten cemiyete geçiştir.

Şikago Okulu ve insan ekolojisi (human ecology)

1920'lerde Robert Park ve Ernest Burgess öncülüğünde gelişen Şikago Okulu, kenti biyolojik ekosistemlere benzeterek incelemiştir. Bu yaklaşıma göre kent mekânı, tıpkı bir ekosistemdeki türler gibi, rekabet, istila (invasion) ve ardıllık (succession) süreçleriyle farklı toplumsal grupların farklı bölgelere yerleşmesiyle şekillenir.

  • Ernest Burgess – Eş merkezli halkalar (concentric zone) modeli: Kenti, merkezden çevreye doğru genişleyen beş halka olarak modellemiştir: (1) merkezi iş alanı (CBD), (2) geçiş bölgesi (eskiyen konutlar, düşük gelirli göçmenler, sanayi), (3) işçi sınıfı konut bölgesi, (4) orta sınıf konut bölgesi, (5) banliyö/günübirlik yolcular bölgesi. Kentin büyümesi, iç halkaların dış halkalara doğru "istila" etmesiyle gerçekleşir.
  • Robert Park: Kent mekânının toplumsal farklılaşmayı ve gruplar arası rekabeti fiziksel olarak yansıttığını savunmuştur; kentin "doğal alanlar" (natural areas) halinde kendiliğinden bölgelere ayrıldığını ileri sürmüştür.

Louis Wirth: "Yaşam biçimi olarak kentlilik" (Urbanism as a Way of Life, 1938)

Wirth, kenti sayısal bir büyüklük olarak değil, kendine özgü bir toplumsal yaşam biçimi olarak tanımlamıştır. Kenti tanımlayan üç temel değişken şunlardır:

  1. Nüfus büyüklüğü (size): Nüfus arttıkça bireysel farklılaşma artar, ilişkiler yüzeyselleşir.
  2. Yoğunluk (density): Yüksek nüfus yoğunluğu, rekabeti ve toplumsal mesafeyi artırır.
  3. Heterojenlik (heterogeneity): Nüfusun köken, meslek ve yaşam tarzı bakımından çeşitliliği, ortak değerlerin zayıflamasına yol açar.

Wirth'e göre bu üç özelliğin bileşimi; birincil (yüz yüze, samimi) ilişkilerin yerini ikincil (yüzeysel, çıkara dayalı, kısmi) ilişkilerin almasına, geleneksel toplumsal kontrol mekanizmalarının (aile, komşuluk, din) zayıflamasına ve bunun sonucunda anomi (kuralsızlık), yabancılaşma ve toplumsal çözülme eğilimlerine yol açar. Wirth'in kuramı, kentleşmeyi olumsuz/patolojik sonuçlarla ilişkilendirdiği için eleştirilere de konu olmuştur.

Robert Redfield: Köy-kent (folk-urban) süreklilik modeli

Redfield, antropolojik gözlemlere dayanarak toplumları iki uç arasında bir süreklilik (continuum) üzerinde konumlandırmıştır:

  • Folk (köy) toplum: Küçük, izole, homojen, güçlü akrabalık ve komşuluk bağlarına sahip, kutsal ve geleneğe dayalı, yazılı olmayan kurallarla düzenlenen, dayanışmacı toplum tipi.
  • Kentli (urban) toplum: Büyük, heterojen, bireyci, seküler, yazılı hukuk kurallarına ve resmî kurumlara dayanan, akılcı-sözleşmeci ilişkilerin egemen olduğu toplum tipi.

Redfield'a göre kentleşme, toplumların folk uçtan kentli uca doğru kayması sürecidir; bu model Tönnies'in cemaat-cemiyet ayrımıyla ve Wirth'in yaklaşımıyla yakından ilişkilidir, ancak Redfield asıl olarak kültürel değişim boyutuna (değerler, inançlar, akrabalık yapısı) odaklanır.

Diğer yaklaşımlar

  • Marksist/siyasal ekonomi yaklaşımı (M. Castells, D. Harvey): Kenti, sermaye birikiminin ve emek gücünün yeniden üretiminin (kolektif tüketim) mekânsal ifadesi olarak ele alır; kent mekânındaki eşitsizlikleri sınıf çatışması bağlamında açıklar.
  • Max Weber – Batı kenti yaklaşımı: Kenti, özerk yönetime, pazar yerine, surlara ve kendi hukukuna sahip siyasal-idari bir birlik olarak tanımlamış, Batı kentini bu özerklik bakımından Doğu kentlerinden ayırmıştır.

3Çözümlü örnekler

Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.

Örnek 1

Bir araştırmacı, aynı yıl içinde kırsal kesimden kente göç eden bir grubun nüfus sayımında "kentli" olarak kaydedildiğini, ancak bu grubun geleneksel değerlerini, akrabalık dayanışmasını ve yaşam alışkanlıklarını byrakmadan sürdürdüğünü tespit etmiştir.

Örnek 2

Bir kent sosyoloğu, kenti "kendine özgü bir yaşam biçimi" olarak tanımlayıp bu yaşam biçimini nüfus büyüklüğü, yoğunluk ve heterojenlik değişkenleriyle açıklamaktadır.

Örnek 3

Bir model, kentin merkezden çevreye doğru beş eş merkezli halka biçiminde büyüdüğünü, merkezi iş alanının çevresinde bir "geçiş bölgesi" bulunduğunu ve kentin büyümesinin iç halkaların dış halkaları istila etmesiyle gerçekleştiğini öne sürmektedir.

Örnek 4

Bir antropolog, toplumları "küçük, izole, homojen, akrabalık bağlarının güçlü olduğu, geleneğe dayalı" bir uç ile "büyük, heterojen, seküler, bireyci" bir uç arasında bir süreklilik üzerinde sınıflandırmaktadır.

4Sık yapılan hatalar

Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.

5Sınavda nasıl soruluyor

Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.

6Kısa tekrar

Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.