Ekonomi masası
Değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi grafiğe dökerek düşün.
6 bölüm · ~14 dk · 16 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
İstihdam politikaları, işgücü piyasasında istihdamı artırmayı, işsizliği azaltmayı ve işgücü arzı ile talebi arasındaki uyumsuzlukları (uyuşmazlıkları) gidermeyi amaçlayan devlet müdahalelerinin bütünüdür. OECD ve ILO sınıflandırmasında bu politikalar iki büyük grupta incelenir: aktif işgücü piyasası politikaları (AİPP) ve pasif işgücü piyasası politikaları (PİPP). Aktif politikalar bireyi istihdama hazırlamaya ve yerleştirmeye (arz ve eşleştirme tarafı), pasif politikalar ise işsizlik döneminde gelir güvencesi sağlamaya (telafi tarafı) yöneliktir. Bu ayrım, kamu harcamalarının işgücü piyasasına müdahale biçimini ve etkinliğini değerlendirmede temel çerçevedir.
2Temel kavramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Aktif işgücü piyasası politikaları (AİPP)
Mesleki eğitim ve beceri kazandırma programları
İşsizlerin ve dezavantajlı grupların istihdam edilebilirliğini artırmaya yönelik kurslar (arz yönlü, beşeri sermaye artırıcı).
Pasif işgücü piyasası politikaları (PİPP)
İşsizlik sigortası/ödeneği
Belirli bir prim ödeme süresini dolduran işsizlere, önceki kazancının bir bölümü oranında (ikame oranı / replacement rate), sınırlı bir süre gelir desteği sağlanması.
Etkinlik değerlendirmesi: brüt ve net istihdam etkisi
Bir istihdam teşvik/sübvansiyon programının brüt istihdam etkisi, programdan yararlanarak işe alınan toplam kişi sayısıdır. Net istihdam etkisi ise bu sayıdan üç sızıntı çıkarılarak bulunur:
Ölü ağırlık etkisi (deadweight loss)
Program olmasaydı da zaten işe alınacak olan kişiler.
Net istihdam etkisi = Brüt istihdam − (Ölü ağırlık + İkame + Yer değiştirme).
Arz yönlü ve talep yönlü politika ayrımı
- Arz yönlü politikalar: Eğitim, mesleki beceri kazandırma, iş arama desteği; işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmayı hedefler.
- Talep yönlü politikalar: Ücret/prim sübvansiyonları, kamu yatırımları, kamuda doğrudan istihdam; firmaların işgücü talebini artırmayı hedefler.
Esnek güvence (flexicurity) modeli
Danimarka kaynaklı bu model, işgücü piyasasında düşük iş güvencesini (kolay işe alma-çıkarma, esnek çalışma ilişkileri), cömert işsizlik sigortasını (yüksek gelir güvencesi) ve güçlü aktif işgücü piyasası politikalarını (aktivasyon koşuluyla) bir arada sunar. Amaç, işletmelere esneklik sağlarken işçiye "iş güvencesi" yerine "istihdam edilebilirlik güvencesi" (piyasada kalıcı olarak iş bulabilme yeteneği) sunmaktır.
İşsizlik sigortasının işgücü piyasasına etkisi (arama kuramı bağlantısı)
İşsizlik ödeneğinin ikame oranı yükseldikçe işsizin rezervasyon ücreti görece yüksek kalır, iş arama yoğunluğu azalabilir ve işsizlik süresi uzayabilir (ahlaki tehlike/moral hazard etkisi). Bu nedenle modern tasarımlar ödeneği zamanla azalan bir yapıda kurgular ve aktivasyon (iş arama zorunluluğu, eğitime katılım) koşuluna bağlar.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Örnek 1 (Net istihdam etkisi): Bir ücret sübvansiyonu programı kapsamında 500 kişi işe alınmıştır. Değerlendirme çalışması, bu kişilerin %30'unun program olmasa da işe alınacağını (ölü ağırlık), %10'unun sübvansiyonsuz başka bir işçinin yerine geçtiğini (ikame) göstermektedir. Programın net istihdam etkisi nedir? Ölü ağırlık = 500 × 0,30 = 150. İkame = 500 × 0,10 = 50. Net etki = 500 − 150 − 50 = 300 kişi.
Örnek 2 (İşsizlik ödeneği ikame oranı): Aylık net ücreti 20.000 TL olan bir işçi işsiz kaldığında 8.000 TL işsizlik ödeneği almaktadır. İkame oranı nedir? İkame oranı = Ödenek / Önceki ücret = 8.000 / 20.000 = %40.
Örnek 3 (Program maliyet etkinliği): Bir aktif işgücü piyasası programının toplam bütçesi 10 milyon TL'dir ve programın net istihdam etkisi 250 kişidir. Yaratılan bir net istihdam başına maliyet nedir? Kişi başı net maliyet = 10.000.000 / 250 = 40.000 TL.
Örnek 4 (Aktif–pasif harcama dengesi): Bir ülkede işgücü piyasası politikalarına ayrılan toplam kamu harcaması 100 birim olup bunun 30 birimi aktif, 70 birimi pasif politikalara gitmektedir. Ülke, aktivasyon reformuyla aktif harcamaları 45 birime çıkarırken toplam harcamayı 100 birimde sabit tutmuştur. Pasif harcamaların yeni payı nedir ve bu değişim nasıl yorumlanır? Yeni pasif harcama = 100 − 45 = 55 birim; pay = %55 (önceki %70). Aktif politikaların payının artması, kaynakların gelir desteğinden istihdama hazırlama ve yerleştirmeye kaydığını, aktivasyon yaklaşımının güçlendiğini gösterir.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.