puanlabs

KPSS A Hukuk Temel İlkeler ve Muhakeme Süjeleri konu anlatımı

Ceza Muhakemesi Hukuku · sınavda ortalama 0,5 soru çıkıyor

Mevzuat masası

Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.

6 bölüm · ~6 dk · 3 etkileşim

Hadi başlayalım! Bu konu 6 bölüm, yaklaşık 6 dakika. Arada sana küçük sorular soracağım.

1Konu özeti

İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.

Ceza muhakemesinin amacı, adil bir yargılama yürütülerek maddi gerçeğe ulaşmak ve bunu yaparken kişi hak ve özgürlüklerini korumaktır. Bu amaç doğrultusunda muhakemeye egemen olan bazı temel ilkeler (masumiyet karinesi, silahların eşitliği, çelişmeli yargılama, doğrudan doğruyalık, kamuya açıklık, şüpheden sanık yararlanır) ile muhakemeyi yürüten ve muhakemeye katılan süjeler (hâkim/mahkeme, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık, müdafi, mağdur, suçtan zarar gören, katılan, vekil) KPSS A Grubu Hukuk sınavının en sık sorulan konularından biridir.

2Temel kavramlar/doktrin

Önemli yerleri altını çizer gibi oku.

Masumiyet (suçsuzluk) karinesi: Anayasa'nın 38. maddesinde de yer alan bu ilkeye göre, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar (yani mahkûmiyet hükmü kesinleşinceye kadar) kimse suçlu sayılamaz. Bunun sonucu olarak ispat yükü iddia makamına aittir; şüpheli/sanık kendi suçsuzluğunu ispatla yükümlü değildir.

Silahların eşitliği ilkesi: Adil yargılanma hakkının bir görünümüdür. İddia makamı (Cumhuriyet savcısı) ile savunma makamının (şüpheli/sanık ve müdafi) delillere erişim, tanık dinletme, itiraz gibi usuli imkânlar bakımından eşit konumda tutulmasını ifade eder.

Çelişmeli yargılama ilkesi: Taraflara, karşı tarafın ileri sürdüğü delil ve iddialara karşı görüş bildirme ve itiraz etme imkânı tanınmasıdır.

Doğrudan doğruyalık (yüzyüzelik) ilkesi: Hâkimin hükmünü, kural olarak duruşmada bizzat incelediği (dinlediği, gördüğü) delillere dayandırmasıdır. Bu ilkenin istisnaları kanunla sınırlı olarak düzenlenmiştir.

Kovuşturmanın (duruşmanın) kamuya açıklığı: Duruşmalar kural olarak herkese açıktır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde mahkeme, duruşmanın kısmen veya tamamen kapalı yapılmasına karar verebilir.

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi (in dubio pro reo): Toplanan delillerin, sanığın suçu işlediği konusunda vicdani kanaat oluşturacak kesinlikte olmaması hâlinde sanık lehine değerlendirme yapılması gerektiğini ifade eder.

Hâkim/mahkeme: Bağımsız ve tarafsız yargı organıdır; tarafsızlığı, davaya bakmaktan yasaklılık ve hâkimin reddi kurumlarıyla güvence altına alınır.

Cumhuriyet savcısı: Soruşturmayı yönetir, kamu davasını açar ve duruşmada iddia makamını temsil eder. Kamu davası açma yetkisi kural olarak münhasıran Cumhuriyet savcısına aittir. Savcı, yalnızca şüphelinin aleyhine değil lehine olan delilleri de toplamakla yükümlüdür (objektiflik/nesnellik ödevi). Adli kolluk, soruşturma işlemlerinde Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda hareket eder.

Şüpheli: Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir.

Sanık: Kovuşturmanın başlamasından (iddianamenin mahkemece kabul edilmesinden) itibaren hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir. Şüpheli sıfatı, iddianamenin kabulüyle sanık sıfatına dönüşür.

Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır. Şüpheli/sanık, soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Zorunlu müdafilik: alt sınırı belli bir ağırlıktaki hapis cezasını gerektiren suçlarda, çocuklarda, kendisini savunamayacak derecede malul olanlarda ve sağır/dilsizlerde, müdafii bulunmayan şüpheli/sanığa istemi aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir.

Mağdur: Suçun işlenmesiyle hakkı doğrudan ihlal edilen kişidir.

Suçtan zarar gören: Mağdur olmasa da suç nedeniyle zarara uğrayan kişidir.

Katılan (müdahil): Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların, kamu davasına katılma isteğinin mahkemece kabul edilmesiyle kazandıkları sıfattır. Katılan, kanun yollarına başvurma dâhil belirli usuli haklardan yararlanır.

Vekil: Mağdur/katılanı ceza muhakemesinde temsil eden avukattır.

Bilirkişi, tercüman, tanık: Taraf olmayan, ancak muhakemeye katkı sağlayan yardımcı süjelerdir.

3Çözümlü örnekler

Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.

Örnek 1: (X) hakkında bir hırsızlık iddiasıyla soruşturma yürütülmekte, henüz iddianame düzenlenmemiştir. (X)'in bu aşamadaki usuli sıfatı nedir? — İddianame henüz kabul edilmediği için (X) şüpheli sıfatını taşır; sanık sıfatı ancak iddianamenin mahkemece kabulüyle kazanılır.

Örnek 2: Mahkeme, duruşmada sanığın tanık dinletme talebini gerekçesiz reddederken savcının aynı nitelikteki talebini kabul etmiştir. Bu durum hangi ilkeye aykırıdır? — İddia ve savunma makamları arasındaki usuli dengenin bozulması silahların eşitliği ilkesine aykırılık oluşturur.

Örnek 3: Savcı, şüphelinin lehine olabilecek bir tanık ifadesini bilerek dosyaya dâhil etmemiştir. — Bu davranış, savcının hem lehe hem aleyhe delil toplama yükümlülüğü olan objektiflik (nesnellik) ödevine aykırıdır.

Örnek 4: Ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suçtan soruşturulan ve avukat tutacak ekonomik gücü bulunmayan şüpheli, müdafi talebinde bulunmamıştır. — Bu, zorunlu müdafilik kapsamında olduğundan istek aranmaksızın baro tarafından resen müdafi görevlendirilmesi gerekir.

4Sık yapılan hatalar

Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.

5Sınavda nasıl soruluyor

Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.

6Kısa tekrar

Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.