puanlabs

ÖABT Rehberlik Risk Altındaki Öğrenciler ve Önleyici Rehberlik konu anlatımı

Alan Eğitimi · sınavda ortalama 1,3 soru çıkıyor

Öğretmen odası

Kuramı, kuramcısını ve sınıftaki örneğini birlikte düşün.

6 bölüm · ~8 dk · 3 etkileşim

Hadi başlayalım! Bu konu 6 bölüm, yaklaşık 8 dakika. Arada sana küçük sorular soracağım.

1Konu özeti

İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.

Çocuklara yabancı dil öğretimi, yetişkin öğreticilerden farklı bilişsel, duyuşsal ve sosyal özellikler taşıyan çocuk öğrenenlerin dil edinim sürecini merkeze alan bir alandır. Erken yaşta dil öğretimi, soyut dil bilgisi kurallarının açık biçimde anlatılmasından çok, somut, çok duyuya hitap eden, oyun ve hareket temelli etkinliklerle örtük (implicit) bir edinim sürecini hedefler. Bu yaklaşımın temelinde, çocukların dikkat sürelerinin kısa olması, soyut düşünme becerilerinin henüz tam gelişmemiş olması, ancak buna karşılık taklit yoluyla öğrenmeye, sese ve ritme, oyuna ve harekete karşı doğal bir yatkınlığa sahip olmaları yatar. ÖABT İngilizce alan eğitimi kapsamında bu konu; Total Physical Response (TPR, Toplam Fiziksel Tepki) yöntemi, oyun temelli öğretim (game-based learning), şarkı ve tekerlemelerin kullanımı, kritik dönem hipotezi ve çocukların dil edinimine özgü bilişsel-duyuşsal özellikleri çevresinde ele alınır. Öğretmen adaylarının, hangi sınıf içi uygulamanın hangi kurama ya da yönteme karşılık geldiğini, verilen bir senaryodan yola çıkarak ayırt edebilmesi beklenir.

2Temel kavramlar

Önemli yerleri altını çizer gibi oku.

Erken dönem dil edinimi özellikleri: Çocuklar, ergenlik öncesi dönemde dil edinimini büyük ölçüde örtük (implicit), bilinçli kural öğrenimine dayanmayan bir süreçle gerçekleştirir. Bu dönemde çocuğun dikkat süresi kısadır, bu nedenle etkinlikler kısa, çeşitli ve sık geçiş yapan bir yapıda tasarlanmalıdır. Çocuklar somut, burada-ve-şimdi (here-and-now) bağlamına dayalı dili daha kolay içselleştirir; soyut, bağlamdan kopuk açıklamalar onlar için anlamsız kalabilir. Ayrıca duyuşsal süzgeç (affective filter) düşük olduğunda, yani çocuk kaygısız ve rahat hissettiğinde edinim daha kolay gerçekleşir; bu yüzden erken dönem sınıflarında oyun, güven ve eğlence ön plandadır.

Kritik dönem hipotezi (Critical Period Hypothesis): Lenneberg tarafından ortaya atılan bu hipoteze göre, dil edinimi için beyinde biyolojik olarak sınırlı bir zaman penceresi vardır; bu pencere kapandıktan (genellikle ergenlikle ilişkilendirilir) sonra ikinci bir dilin ana dil düzeyinde, özellikle sesletim (telaffuz) açısından edinilmesi güçleşir. Bu hipotez, erken yaşta yabancı dil öğretiminin savunulmasında sıkça referans gösterilir, ancak alanda tartışmalı bir konudur; bazı araştırmacılar yetişkinlerin dil bilgisi ve sözcük öğreniminde daha hızlı ilerleyebildiğini, ancak çocukların sesletimde avantajlı olduğunu öne sürer.

Total Physical Response (TPR): James Asher tarafından geliştirilen bu yöntem, dilin komutlar aracılığıyla öğretilmesine ve öğrencinin bu komutlara bedensel hareketle (stand up, sit down, touch your nose gibi) tepki vermesine dayanır. TPR'de öğrenci başlangıçta konuşmaya zorlanmaz (sessiz dönem/silent period saygı görür); önce dinleme ve anlama, ardından üretim gelişir. Bu yöntem, çocukların hareket etme ihtiyacını karşılaması, kaygıyı azaltması ve sözcük dağarcığını somut eylemlerle ilişkilendirmesi açısından erken yaş sınıflarında yaygın kullanılır.

Oyun temelli öğretim (Game-based learning): Oyunlar, tekrarı eğlenceli hâle getirerek dil pratiğini anlamlı bir bağlama oturtur; kurallı yapıları (dil bilgisi, sözcük) doğal iletişim ihtiyacı içinde kullanma fırsatı sunar. İyi tasarlanmış bir dil oyunu, açık bir dil hedefi taşımalı, tüm öğrencilerin katılımını sağlamalı ve rekabetten çok işbirliğini teşvik etmelidir.

Şarkı, tekerleme ve hikâye anlatımı (storytelling): Ritim ve melodi, çocukların sesbirimleri, vurgu ve tonlama örüntülerini fark etmesine yardımcı olur; tekrarlayan yapılar (chants) kalıp ifadelerin ezberlenmesini kolaylaştırır. Hikâye anlatımı ise dili bağlam içinde, anlamlı bir bütün hâlinde sunar ve dinleme becerisiyle birlikte kültürel farkındalık kazandırır.

Çoklu duyu ve somutluk ilkesi: Erken yaş öğretiminde gerçek nesneler (realia), görseller, kuklalar ve el işi materyaller kullanılarak dil, soyut sembollerden çok somut deneyimle ilişkilendirilir; bu, Bruner'in "enaktif-ikonik-sembolik" temsil aşamalarıyla da örtüşür.

3Çözümlü örnekler

Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.

Örnek 1: Bir öğretmen, sınıfta "Simon says: touch your head!" gibi komutlar vererek öğrencilerin bu komutlara göre hareket etmesini istemekte, öğrencilerden başlangıçta herhangi bir sözlü tepki beklememektedir. — Bu uygulama, dinleme ve bedensel tepkiyi merkeze alan, konuşmanın zorunlu tutulmadığı Total Physical Response (TPR) yöntemine örnektir; sessiz dönem ilkesine uygun biçimde önce anlama, sonra üretim beklenmektedir.

Örnek 2: Bir öğretmen renk isimlerini öğretmek için sınıfı gruplara ayırmış, her gruba farklı renklerde nesneler bulma yarışması yaptırmış; öğrenciler bulduklarını "I found a red pencil" gibi cümlelerle sınıfa sunmuştur. — Bu etkinlik, açık bir dil hedefi (renk isimleri ve basit cümle yapısı) taşıyan, tekrarı eğlenceli bir bağlamda sunan oyun temelli öğretime (game-based learning) örnektir.

Örnek 3: Bir öğretmen yeni bir hikâyeyi anlatırken sesini karakterlere göre değiştirmekte, resimli kartları göstermekte ve öğrencilerden hikâyenin devamını tahmin etmelerini istemektedir. — Bu uygulama, dili anlamlı bir bağlam içinde sunan ve dinleme becerisiyle birlikte tahmin/anlam kurma stratejilerini geliştiren storytelling (hikâye anlatımı) tekniğine örnektir.

Örnek 4: Bir öğretmen, 7 yaşındaki öğrencilerine "present perfect tense" konusunu zaman çizelgeleriyle, karmaşık dil bilgisi terimleriyle ve uzun sözlü açıklamalarla anlatmaya çalışmış, öğrenciler kısa sürede ilgisini kaybetmiştir. — Bu durum, erken dönem öğrenenlerin soyut, bağlamdan kopuk ve dilbilgisi terimlerine dayalı açıklamaları içselleştirmekte zorlandığını, bunun yerine somut ve kısa etkinliklere ihtiyaç duyduklarını gösteren yaygın bir yöntem hatasıdır.

Örnek 5: Bir öğretmen, "family" temalı bir derste gerçek aile fotoğrafları getirmiş, öğrencilerden kendi ailelerindeki kişileri (mother, father, sister gibi) küçük kuklalarla canlandırarak tanıtmalarını istemiştir. — Bu uygulama, soyut sözcükleri somut nesne ve canlandırmalarla ilişkilendiren çoklu duyu ilkesine ve realia kullanımına dayanan erken yaş öğretim uygulamasına örnektir.

4Sık yapılan hatalar

Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.

5Sınavda nasıl soruluyor

Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.

6Kısa tekrar

Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.