Ekonomi masası
Değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi grafiğe dökerek düşün.
6 bölüm · ~16 dk · 19 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Sendikacılık, işçilerin (ve işverenlerin) ortak ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla örgütlenmesi hareketidir. KPSS'de bu konu; sendikacılığın doğuşu ve dünyadaki tarihsel gelişim evreleri (İngiltere ve diğer sanayileşmiş ülkeler örneği), sendika türleri ve sendikal örgütlenme modelleri (işkolu/meslek/işyeri esası), sendikal yoğunlaşma kavramları ile Türkiye'de sendikal hareketin tarihsel gelişimi (Tanzimat'tan günümüze) üzerinden sorulur.
2Temel kavramlar/doktrin
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Sendikacılığın doğuşu ve dünyada tarihsel gelişimi
Modern anlamda sendikacılık, Sanayi Devrimi ile birlikte İngiltere'de ortaya çıkmıştır. Sanayi Devrimi öncesinde zanaatkârların bir araya geldiği lonca (esnaf teşkilatı) yapıları, sendikaların doğrudan öncülü değildir; loncalar hem usta hem çırağı aynı çatı altında toplayan, rekabeti sınırlayan meslek kuruluşlarıdır, sendikalar ise ücretli çalışan-işveren ayrımının netleştiği sanayi kapitalizmi koşullarında ortaya çıkmıştır.
İngiliz sendikacılığının gelişiminde önemli aşamalar:
Combination Acts (Birleşme Yasakları, 1799-1800)
İşçilerin örgütlenmesini ve toplu hareketini yasaklayan düzenlemelerdir; sendikal örgütlenmenin önündeki ilk büyük hukuki engeldir.
Sidney ve Beatrice Webb'in Industrial Democracy (1897) adlı eseri, sendikaların işlevlerini karşılıklı sigorta, toplu pazarlık ve yasal düzenleme yöntemleri üzerinden sistemleştiren klasik bir çalışmadır.
Sendikal örgütlenme modelleri (sendika türleri)
Sendikalar örgütlenme esasına göre başlıca üç modelde sınıflandırılır:
Meslek (zanaat) esasına dayalı sendikalar
Aynı meslek/uzmanlık dalındaki işçileri, işkolundan bağımsız olarak örgütler (örn. matbaacılar sendikası). Sanayileşmenin ilk döneminde yaygın olan, ilk ortaya çıkan sendikacılık biçimidir.
Sendikal yoğunlaşma ve örgütlenme oranı
Sendikal yoğunluk (union density), bir ülkede/işkolunda sendika üyesi işçi sayısının, sendikalaşmaya elverişli (ücretli) toplam işçi sayısına oranını ifade eder. Sendikal yoğunluk; sanayileşme düzeyi, istihdamın sektörel dağılımı (hizmetler sektöründe genellikle daha düşüktür), mevzuattaki teşvik/kısıtlamalar, işgücü piyasasının esnekleşmesi (taşeronlaşma, kayıt dışı istihdam, güvencesiz çalışma biçimleri) gibi etkenlerden etkilenir. Küreselleşme, sanayisizleşme (deindüstrileşme) ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaşması, dünya genelinde 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren sendikal yoğunlukta gerileme eğilimine yol açmıştır.
Sendikacılığın işlevleri
Sendikaların başlıca işlevleri: (i) ekonomik işlev – ücret ve çalışma koşullarının toplu pazarlık yoluyla iyileştirilmesi; (ii) dayanışma/karşılıklı yardım işlevi – üyelerine hastalık, işsizlik gibi risklere karşı yardım sağlanması (tarihsel olarak sendikaların ilk işlevlerindendir); (iii) siyasal işlev – işçi sınıfının çıkarlarının siyasi arenada temsili; (iv) hizmet işlevi – hukuki danışmanlık, eğitim gibi üyelere sunulan hizmetler.
Türkiye'de sendikal hareketin tarihsel gelişimi
Osmanlı dönemi
Modern anlamda sendikacılık gelişmemiş olmakla birlikte, 1871'de kurulan Amele-i Osmani Cemiyeti gibi ilk işçi örgütlenme girişimleri görülür. 1909'da çıkarılan Tatil-i Eşgal Kanunu, kamu hizmeti niteliğindeki işyerlerinde grevleri ve bu işyerlerinde sendika kurulmasını fiilen sınırlandırmıştır.
- 1963 tarihli 274 sayılı Sendikalar Kanunu ve 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu: Grev ve toplu iş sözleşmesi hakkını somut biçimde düzenleyen ilk kanunlardır; bu dönemde sendikal hareket (özellikle DİSK'in 1967'de kurulmasıyla) önemli bir ivme kazanmıştır.
- 1982 Anayasası ve 12 Eylül dönemi: Sendikal özgürlükler üzerinde kısıtlayıcı düzenlemeler getirilmiş; 1983'te 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu yürürlüğe girmiştir.
- 2012 tarihli 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu: 2821 ve 2822 sayılı kanunları yürürlükten kaldırarak sendikal mevzuatı AB müktesebatı ve ILO normlarıyla uyumlulaştırma amacıyla birleştirmiştir.
Türkiye'de başlıca işçi konfederasyonları: Türk-İş (1952), DİSK (1967), Hak-İş (1976); başlıca işveren konfederasyonu TİSK (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, 1962)'dir.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
1889 sonrasında İngiltere'de, önceden yalnızca vasıflı zanaatkârları örgütleyen meslek sendikalarının yanında, liman işçileri ve gaz işçileri gibi vasıfsız/yarı vasıflı işçileri de kapsayan geniş tabanlı sendikalar kurulmaya başlamıştır.
Türkiye'de 1947 yılında çıkarılan bir kanun, işçilerin sendika kurmasına izin vermiş; ancak bu sendikaların grev yapmasına veya toplu iş sözleşmesi imzalamasına yasal olanak tanımamıştır.
Bir ülkede metal işkolunda faaliyet gösteren bir sendika, o işkolunda çalışan tüm işçileri -vasıf düzeyleri ne olursa olsun- meslek ayrımı gözetmeksizin örgütlemektedir.
Bir ülkede son otuz yılda hizmetler sektörünün istihdam içindeki payı artmış, güvencesiz/esnek çalışma biçimleri yaygınlaşmış ve sendika üyeliği oranı sürekli gerilemiştir.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.