Mevzuat masası
Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.
6 bölüm · ~13 dk · 10 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Deniz ticareti hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Beşinci Kitabında (m. 931-1400) düzenlenen, gemi ve deniz taşımacılığına özgü ticari ilişkileri konu alan bir alandır. Bu başlık altında; gemi, donatan ve donatma iştiraki kavramları, kaptanın hukuki konumu, navlun sözleşmeleri ve konşimento, müşterek avarya, çatma ve kurtarma (yardım) ile donatanın sorumluluğunun sınırlandırılması incelenir. KPSS A Grubu Hukuk'ta bu konu, tanım sorularının yanında somut olay temelli, sorumluluk paylaşımını sorgulayan sorularla da karşımıza çıkar.
2Temel kavramlar/doktrin
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Gemi, donatan ve donatma iştiraki
Gemi (TTK m. 931)
Tahsis edildiği amaca uygun olarak kullanılması, denizde hareket etmesi imkânına bağlı olan, kendiliğinden hareket etme imkânından yoksun olsa bile pek küçük olmayan her araç, bu Kanun bakımından gemi sayılır. Ticaret gemisi, denizde kazanç elde etmek amacıyla kullanılan gemidir.
Kaptan
- Kaptan (TTK m. 954 vd.): Gemiyi sevk ve idare eden, gemi adamlarının amiri olan kişidir. Kaptan, donatanın (veya işletenin) temsilcisi sıfatıyla, geminin işletilmesiyle ilgili birtakım hukuki işlemleri yapma yetkisine sahiptir; ayrıca kamu hukuku bakımından da (asayiş, kayıt tutma gibi) belirli yetki ve yükümlülükleri vardır.
Gemi sicili ve gemi alacaklısı hakları
- Gemi sicili: Gemiler üzerindeki ayni hakların (mülkiyet, ipotek gibi) açıklığa kavuşturulması amacıyla tutulan sicildir; sicile kayıtlı bir geminin mülkiyetinin devri ve üzerinde sınırlı ayni hak (gemi ipoteği) kurulması, sicile tescil ile olur.
- Gemi alacaklısı hakları (TTK m. 1320 vd.): Kanunda tek tek sayılan bazı alacaklar (gemi adamlarının hizmet sözleşmesinden doğan ücret alacakları, can ve mal kurtarma ücreti alacağı, liman/kanal/geçiş ücretleri, çatmadan doğan tazminat alacakları gibi) için alacaklıya, gemi üzerinde kanuni bir rehin hakkı tanınmıştır. Bu hak, geminin malikinin şahsından bağımsız olarak gemiyi izler; gemi kimin elinde olursa olsun bu alacaklar için gemi üzerinde rüçhanlı olarak takip yapılabilir.
Navlun sözleşmeleri ve konşimento
- Navlun sözleşmesi: Taşıyanın, eşyayı deniz yoluyla bir yerden başka bir yere taşımayı ve teslim etmeyi, buna karşılık taşıtanın da navlun (taşıma ücreti) ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Uygulamada çarter sözleşmesi (geminin tamamının veya bir kısmının belirli bir süre – zaman çarteri – veya belirli bir sefer için – sefer çarteri – tahsis edilmesi) ile parça yükü taşıma sözleşmesi (belirli bir eşya partisinin taşınması) ayrımı yapılır.
- Konşimento (TTK m. 1228 vd.): Taşıyan veya onun adına hareket eden kişi tarafından düzenlenen; eşyanın teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren, taşıma sözleşmesinin içeriğini yansıtan ve elinde bulunduran kişiye eşyanın teslimini isteme hakkı veren, kıymetli evrak niteliğinde bir belgedir. Nama, emre veya hamiline yazılı olarak düzenlenebilir ve buna göre devir şekli (temlik, ciro+teslim, teslim) belirlenir.
Müşterek avarya ve hususi avarya
- Müşterek avarya (genel avarya – TTK m. 1272 vd.): Bir deniz yolculuğunda, gemiyi ve yükü birlikte tehdit eden ortak bir tehlikeyi önlemek amacıyla, kaptan veya onun adına hareket eden kişi tarafından kasten ve makul surette yapılan fedakârlık ve masraflardır (örn. yükün bir kısmının denize atılması, kurtarma için yapılan masraf). Bu fedakârlık ve masraflar, gemi, navlun ve yük menfaat sahipleri arasında, kurtarılan değerlerle orantılı olarak paylaştırılır (garame usulü); bu paylaştırma işlemine dispeç denir.
- Hususi avarya (özel avarya): Sadece bir menfaat sahibinin (örneğin sadece geminin veya sadece belirli bir yükün) uğradığı, ortak bir tehlikeyi önleme amacı taşımayan zarardır; müşterek avaryadan farklı olarak paylaştırılmaz, zarara uğrayan kendisi katlanır (sigortalıysa sigortacıdan talep edebilir).
Çatma
- Çatma (TTK m. 1290 vd.): Gemilerin birbiriyle çarpışmasıdır. Kusursuz çatmada (hiçbir geminin kusuru yoksa) zarara herkes kendisi katlanır; tek geminin kusuruyla meydana gelen çatmada zarardan o gemi/donatanı sorumludur; ortak kusurla meydana gelen çatmada ise zarar, kusur oranlarına göre taraflar arasında paylaştırılır, kusur oranları belirlenemiyorsa eşit olarak paylaştırılır.
Deniz kazalarında kurtarma (yardım)
- Kurtarma ücreti (TTK m. 1301 vd.): Tehlikede bulunan bir gemiyi veya gemideki malları kurtaran kişi, aralarında önceden bir kurtarma sözleşmesi bulunmasa dahi, kanundan doğan bir hak olarak kurtarma ücreti talep edebilir. Ücretin miktarı; tehlikenin derecesi, kurtarmadaki başarı, harcanan emek ve zaman gibi ölçütlere göre belirlenir.
Donatanın sorumluluğunun sınırlandırılması
- TTK m. 1328 vd.: Donatan, kanunda sayılan belirli deniz alacaklarından (yolcu/yük zararları, çatma, kurtarma gibi) doğan sorumluluğunu, gemi ve navlun toplamı veya ilgili uluslararası sözleşmelerde (1976 Sorumluluğu Sınırlama Sözleşmesi – LLMC gibi) öngörülen limitlerle sınırlayabilir. Bu, bir sınırlı sorumluluk sistemidir ve donatan, bu sınırlamadan yararlanmak için bir sınırlama fonu oluşturabilir.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
(A), kendisine ait bir ticaret gemisini kendi adına deniz ticaretinde kullanmaktadır. Ayrıca (B), gemi sahibi olmadığı hâlde başka bir gemiyi kiralayarak kendi adına deniz ticaretinde işletmektedir.
Bir deniz yolculuğu sırasında fırtınaya yakalanan geminin batma tehlikesi ortaya çıkmış; kaptan, gemiyi ve yükü birlikte kurtarmak amacıyla yükün bir kısmını bilinçli olarak denize atmıştır.
(C) donatanına ait gemi ile (D) donatanına ait gemi, her iki tarafın da kusuru bulunmaksızın, öngörülemeyen bir sis nedeniyle çarpışmıştır.
(E), tehlikede bulunan bir gemiyi, herhangi bir kurtarma sözleşmesi olmaksızın, kendi imkânlarıyla kurtarmıştır.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.