Mevzuat masası
Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.
6 bölüm · ~9 dk · 10 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Siyaset biliminin temelini oluşturan üç kavram güç, iktidar ve meşruiyettir. Güç (power), bir aktörün başka bir aktörün davranışını, o aktörün normal şartlarda göstermeyeceği biçimde etkileme kapasitesidir. İktidar (siyasal iktidar), toplum için bağlayıcı kararlar alma ve bu kararları uygulama yetkisidir; Max Weber'e göre devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde meşru fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulunduran insan topluluğudur. Meşruiyet (legitimacy) ise bir iktidarın yönetilenler tarafından haklı, kabul edilebilir ve itaate değer görülmesidir; salt zora dayanan bir iktidar meşru olmayabilir. KPSS A Grubu'nda bu başlık; güç-iktidar-otorite-meşruiyet ayrımı, Weber'in meşru otorite tipolojisi, Dahl-Lukes-Bachrach&Baratz gibi düşünürlerin güç yaklaşımları ve hegemonya/elit teorisi gibi alt başlıkları kapsar.
2Temel kavramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
1. Güç (Power)
Robert Dahl'ın klasik tanımına göre güç, "A'nın, B'yi normal koşullarda yapmayacağı bir şeyi yaptırabilme kapasitesi"dir. Güç ilişkiseldir: yalnızca sahip olunan bir kaynak değil, iki taraf arasındaki bir etkileşim biçimidir.
2. Otorite (Authority) ve Nüfuz (Influence)
Otorite, meşru kabul edilen, yani itaat edenler tarafından haklı görülen güçtür. Her otorite bir güç ilişkisidir fakat her güç ilişkisi otorite niteliği taşımaz (örneğin çıplak zor, meşru görülmeyebilir). Nüfuz ise ikna, itibar veya bilgi yoluyla, doğrudan bir yaptırım tehdidi olmaksızın davranışı etkilemedir; zorlayıcı değildir.
3. İktidar ve Devlet
Max Weber'e göre devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde meşru fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulunduran insan topluluğudur. David Easton ise siyaseti "toplum için değerlerin otoriter (bağlayıcı) biçimde dağıtımı" olarak tanımlar.
4. Meşruiyet ve Weber'in üç otorite tipi
Weber, meşru otoriteyi (egemenliği/Herrschaft) üç ideal tipe ayırır:
Geleneksel otorite
Eskiden beri var olan geleneklerin ve teamüllerin kutsallığına dayanır (örn. kalıtsal monarşi).
5. Güç yaklaşımları
- Plüralist (çoğulcu) yaklaşım (Robert Dahl, "Who Governs?"): Güç toplumda çok sayıda rekabet eden grup arasında dağılmıştır; hiçbir grup sürekli baskın değildir.
- Elitist yaklaşım (C. Wright Mills, "İktidar Seçkinleri"; Mosca, Pareto): Toplumsal kararları, siyasi-askeri-ekonomik seçkinlerden oluşan dar bir grup belirler.
- Lukes'in "gücün üç yüzü": (1) Açık karar alma sürecinde üstünlük (Dahl'ın vurguladığı boyut); (2) Bachrach ve Baratz'ın vurguladığı "karar almama gücü" – bazı konuların gündeme gelmesini engelleyerek gösterilen örtük güç; (3) Lukes'in kendi eklediği boyut – bireylerin gerçek çıkarlarına aykırı tercihler geliştirmesini sağlayacak biçimde bilinç ve arzuların ideolojik olarak şekillendirilmesi.
- Hegemonya (Antonio Gramsci): Egemen sınıfın iktidarını yalnızca zorla değil, rıza üreten ideolojik ve kültürel önderlikle sürdürmesi.
6. Meşruiyet krizi
Jürgen Habermas'ın "meşruiyet krizi" kavramı, geç kapitalist devletlerin ekonomiyi yönetme işlevleriyle toplumdan sağladığı rıza/sadakat arasındaki dengenin bozulmasını ifade eder.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Bir toplumda kral, tahtı babasından devralmıştır ve halk bu yönetim biçimini "her zaman böyle olduğu" için kabul etmektedir. Bu meşruiyet türü nedir?
Bir sendika lideri, hükümetin bir yasa tasarısını gündeme almasını engelleyerek konunun kamuoyunda hiç tartışılmamasını sağlıyor. Bu, Lukes'in hangi güç boyutuna örnektir?
Bir ülkede hükümet serbest seçimle iş başına gelmiştir ama uzun süreli ekonomik kriz nedeniyle halkın büyük kısmı yönetimin haklılığına inancını kaybetmiştir. Bu durum hangi kavramla açıklanır?
Bir gazeteci, hiçbir zorlama olmaksızın, sunduğu güvenilir bilgilerle kamuoyunun görüşünü değiştiriyor. Bu ne tür bir etkidir?
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.