Ekonomi masası
Değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi grafiğe dökerek düşün.
6 bölüm · ~11 dk · 6 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Kurumlar vergisi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na (KVK) göre sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançları üzerinden alınan dolaysız bir vergidir. Gelir vergisi gerçek kişilerin, kurumlar vergisi ise tüzel kişiliği bulunan (veya kanunla mükellef sayılan) kurumların kazancını vergilendirir. Kurum kazancı, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hükümlerine göre tespit edilir; bu yüzden iki kanun birlikte uygulanır.
Kurumlar vergisi gelir vergisinden farklı olarak düz (proporsiyonel) oranlıdır: kazanç büyüklüğü ne olursa olsun kanunda belirlenen tek oran uygulanır (bazı sektörler için farklı ama yine tek oran öngörülebilir). Kurum kazancı ortaklara dağıtıldığında ayrıca kâr payı üzerinden kaynakta kesinti yapıldığından, dağıtılan kazanç iki aşamada vergilenir: önce kurum düzeyinde, sonra ortak düzeyinde.
2Temel kavramlar ve mekanizma
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Mükellefler ve mükellef olmayanlar
| Kurumlar vergisi mükellefi | Kurumlar vergisi mükellefi olmayan |
|---|---|
| Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler (sermaye şirketleri) | Kollektif ve adi komandit şirketler (şahıs şirketleri) – ortakları gelir vergisi öder |
| Kooperatifler | Adi ortaklıklar |
| İktisadi kamu kuruluşları | Devlet, il özel idaresi, belediye, köy gibi kamu idarelerinin kendileri |
| Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler | Dernek ve vakıfların kendileri |
| İş ortaklıkları | Gerçek kişiler |
Kamu idareleri ile dernek ve vakıfların kendileri mükellef değildir; ancak bunlara ait, ticari nitelikte faaliyet gösteren iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefidir.
Tam ve dar mükellefiyet
- Kanuni merkez: Kuruluş kanununda, tüzükte veya ana sözleşmede gösterilen merkez.
- İş merkezi: İşlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkez.
- Kanuni merkezi veya iş merkezi Türkiye'de olan kurumlar tam mükelleftir ve Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilir.
- Her ikisi de Türkiye'de bulunmayan kurumlar dar mükelleftir; yalnızca Türkiye'de elde ettikleri kazançlar vergilendirilir.
Matrahın tespiti
Kurumlar vergisi hesap dönemi kural olarak takvim yılıdır (izinle özel hesap dönemi belirlenebilir). Beyanname üzerinde matraha ulaşmanın mantıksal sırası şöyledir:
- Ticari bilanço kârı (muhasebe kârı)
- + Kanunen kabul edilmeyen giderler (KKEG)
- = Mali kâr
- − İstisna kazançlar (örneğin iştirak kazançları)
- − Geçmiş yıl zararları (en fazla beş yıl devredilebilir)
- − İndirimler (Ar-Ge indirimi, kanuni sınırlar içindeki bağış ve yardımlar gibi)
- = Kurumlar vergisi matrahı × oran = hesaplanan kurumlar vergisi
- − Yıl içinde ödenen geçici vergiler ve mahsup edilecek diğer vergiler = ödenecek kurumlar vergisi
Kanunen kabul edilmeyen giderler (KKEG)
Ticari kârın hesabında gider yazılmış olsa bile vergi matrahı bakımından indirilemeyen giderlerdir:
- Kurumlar vergisi ve bu vergiden mahsup edilen vergiler
- Her türlü para cezaları, vergi cezaları, vergilerde gecikme zammı ve gecikme faizleri
- Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
- Örtülü sermaye: üzerinden ödenen faiz, kur farkı ve benzeri giderler
- Transfer fiyatlandırması: yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar
- Ticari kârda gider yazılmış bağış ve yardımlar (kanuni sınırlar içinde olan kısım sonra indirim olarak düşülür)
İstisnalar
İştirak kazançları istisnası
Tam mükellef bir kurumun, tam mükellef başka bir kurumun sermayesine katılımından elde ettiği kâr payları istisnadır. Amaç, aynı kazancın kurumlar düzeyinde birden fazla kez vergilenmesini (ekonomik çifte vergilemeyi) önlemektir. Bu kazanç, dönem zararla kapansa bile matrahtan indirilebilir.
- Yurt dışı iştirak kazançları ve yurt dışı şube kazançları için de belirli şartlarla istisnalar vardır.
Örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırması
- Örtülü sermaye: Kurumun ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan ya da dolaylı olarak temin ettiği ve işletmede kullandığı borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun hesap dönemi başındaki öz sermayesinin kanunda belirtilen katını (kanundaki ölçü: üç katı) aşan kısmıdır. Bu kısma ödenen faizler KKEG sayılır ve dağıtılmış kâr payı kabul edilir. Amaç, ortakların sermaye koymak yerine borç vererek faizi gider yazdırıp vergi matrahını aşındırmasını önlemektir.
- Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı: Kurum, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı fiyat veya bedelle işlem yaparsa, aradaki fark örtülü olarak dağıtılmış kazanç sayılır. Emsal bedel; karşılaştırılabilir fiyat, maliyet artı, yeniden satış fiyatı gibi yöntemlerle bulunur.
Geçici vergi ve kâr dağıtımı
- Geçici vergi: Kurumlar, cari dönem kazançları üzerinden dönemler itibarıyla geçici vergi öder; ödenen tutarlar yıllık kurumlar vergisinden mahsup edilir.
- Kâr dağıtımı stopajı: Vergi sonrası kâr, gerçek kişi ortaklara veya dar mükelleflere dağıtıldığında gelir vergisi kanunu kapsamında kaynakta kesinti yapılır. Tam mükellef bir kuruma dağıtılan kâr payından ise kural olarak kesinti yapılmaz (iştirak kazancı istisnası mantığı).
Not: Kurumlar vergisi oranı, geçici vergi dönemleri, kâr payı stopaj oranı ve istisna kapsamları kanun değişiklikleriyle sık sık güncellenmektedir. Aşağıdaki örneklerde kullanılan oranlar temsilîdir; güncel oranlar değişebilir.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Örnek 1 – Matrah ve ödenecek vergi. Bir anonim şirketin ticari bilanço kârı 800.000 TL'dir. Kâra dahil 150.000 TL iştirak kazancı (tam mükellef kurumdan kâr payı) vardır. Gider yazılan vergi cezaları ve gecikme zammı toplamı 120.000 TL'dir. Devir süresi dolmamış geçmiş yıl zararı 70.000 TL'dir. Kurumlar vergisi oranı %20 kabul edilsin; yıl içinde 100.000 TL geçici vergi ödenmiştir.
- Mali kâr = 800.000 + 120.000 = 920.000 TL
- İştirak kazancı düşülür: 920.000 − 150.000 = 770.000 TL
- Geçmiş yıl zararı düşülür: 770.000 − 70.000 = 700.000 TL (matrah)
- Hesaplanan vergi = 700.000 × %20 = 140.000 TL
- Ödenecek vergi = 140.000 − 100.000 = 40.000 TL
Örnek 2 – İki aşamalı vergileme. Kurum kazancı 1.000.000 TL, kurumlar vergisi oranı %20, kâr payı stopaj oranı %10 (temsilî) olsun ve vergi sonrası kârın tamamı gerçek kişi ortaklara dağıtılsın.
- Kurumlar vergisi = 1.000.000 × %20 = 200.000 TL; dağıtılabilir kâr = 800.000 TL
- Kâr payı stopajı = 800.000 × %10 = 80.000 TL; ortakların eline geçen = 720.000 TL
- Toplam vergi = 200.000 + 80.000 = 280.000 TL → toplam vergi yükü %28 (oranların basit toplamı olan %30 değil)
Örnek 3 – Örtülü sermaye. Kurumun hesap dönemi başındaki öz sermayesi 2.000.000 TL'dir. Ortağından 9.000.000 TL borç almış ve bu borca yıl boyunca %20 faiz ödemiştir. Kanundaki ölçü öz sermayenin üç katıdır.
- Sınır = 2.000.000 × 3 = 6.000.000 TL
- Örtülü sermaye = 9.000.000 − 6.000.000 = 3.000.000 TL
- Bu kısma isabet eden faiz = 3.000.000 × %20 = 600.000 TL → KKEG olarak matraha eklenir ve ortağa dağıtılmış kâr payı sayılır. Sınır içindeki 6.000.000 TL'ye ait faiz ise gider olarak kabul edilir.
Örnek 4 – Zarar durumunda sıralama. Kurumun ticari bilanço zararı 100.000 TL, KKEG toplamı 180.000 TL, zarara dahil iştirak kazancı 50.000 TL ve geçmiş yıl zararı 60.000 TL olsun.
- Mali kâr = −100.000 + 180.000 = 80.000 TL
- İştirak kazancı istisnası: 80.000 − 50.000 = 30.000 TL
- Geçmiş yıl zararı ancak kalan 30.000 TL kadar mahsup edilebilir → matrah 0; mahsup edilemeyen 30.000 TL zarar, süresi dolmamışsa sonraki yıla devreder.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.