puanlabs

KPSS A Hukuk Borçların Sona Ermesi ve Zamanaşımı konu anlatımı

Borçlar Hukuku · sınavda ortalama 0,5 soru çıkıyor

Mevzuat masası

Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.

6 bölüm · ~10 dk · 7 etkileşim

Hadi başlayalım! Bu konu 6 bölüm, yaklaşık 10 dakika. Arada sana küçük sorular soracağım.

1Konu özeti

İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.

Bir borç ilişkisi, kural olarak amaçlanan sonuca ulaşarak yani ifa ile sona erer. Ancak Türk Borçlar Kanunu, ifa dışında da borcu sona erdiren çeşitli hukuki sebepler öngörmüştür: ibra, yenileme (tecdit), alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi, takas ve borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık. Bu sona erme sebeplerinin yanı sıra, alacak haklarının belirli bir süre kullanılmaması hâlinde borçluya bir def'i hakkı tanıyan zamanaşımı kurumu da bu başlık altında incelenir. KPSS A Grubu Hukuk testinde bu konudan hem sona erme sebeplerinin birbirinden ayırt edilmesi hem de zamanaşımı sürelerinin başlangıcı, durması ve kesilmesi üzerine sorular sorulur.

2Temel kavramlar ve doktrin

Önemli yerleri altını çizer gibi oku.

İfa dışındaki sona erme sebepleri:

  • İbra (TBK m. 132): Alacaklının, borçluyu borcundan kurtarma yönündeki irade açıklamasının borçlu tarafından kabulüyle kurulan bir sözleşmedir. Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir ve kısmi ibra da mümkündür.
  • Yenileme / tecdit (TBK m. 133-134): Mevcut bir borcun sona erdirilip yerine yeni bir borcun kurulmasıdır. Yenileme, tarafların açık bir yenileme iradesini gerektirir; mevcut bir borca yalnızca yeni bir güvence (örneğin kefil veya rehin) eklenmesi kural olarak yenileme sayılmaz (yenileme dar yorumlanır, tereddüt hâlinde ifa/borcun devamı lehine yorum yapılır).
  • Alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi (birleşme/tecemmü, TBK m. 135): Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi (örneğin borçlunun, alacaklısına mirasçı olması) borcu sona erdirir; ancak alacağın senede bağlanmış olması ve üçüncü kişilerin bu senede dayanan hakları varsa bu durum saklı tutulur.
  • Takas (TBK m. 139-144): Karşılıklı olarak birbirine borçlu olan iki kişiden birinin, kanunda aranan şartlar gerçekleştiğinde tek taraflı beyanıyla (bozucu yenilik doğuran hakla) iki borcu karşılıklı olarak sona erdirmesidir. Şartları: karşılıklılık, iki borcun aynı cins ve nitelikte olması, takas beyanında bulunanın kendi alacağının muaccel olması ve her iki alacağın da dava edilebilir (geçerli) olmasıdır. Kural olarak zamanaşımına uğramış bir alacak dahi, zamanaşımının dolduğu sırada takasa elverişliyse takas yoluyla ileri sürülebilir (m. 141).
  • Sonraki imkânsızlık (m. 136): Borçlunun sorumlu olmadığı bir sebeple ifanın imkânsız hâle gelmesi borcu sona erdirir.

Zamanaşımı: Zamanaşımı, bir alacak hakkının kanunda öngörülen süre içinde kullanılmaması nedeniyle, borçluya bu hakka karşı bir def'i tanıyan bir kurumdur. Zamanaşımı def'i, borçlu tarafından ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden (resen) dikkate alınmaz; bu yönüyle hâkim tarafından resen gözetilen hak düşürücü sürelerden ayrılır. Zamanaşımına uğrayan bir borç ortadan kalkmaz; eksik (doğal) borca dönüşür. Borçlu bu borcu bilerek ifa ederse, ifa ettiğini zamanaşımına dayanarak geri isteyemez.

Genel zamanaşımı süresi (TBK m. 146): Kanunda ayrı bir süre öngörülmediği takdirde her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

Özel zamanaşımı süreleri (TBK m. 147): Kira bedelleri gibi bir yıl veya daha kısa dönemler hâlinde ödenmesi gereken alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ayrıca haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmede iki/on yıllık özel süreler uygulanır (bkz. ilgili konu). Özel bir süre öngörülmüşse bu süre uygulanır; genel on yıllık süre ancak özel süre bulunmadığında devreye girer.

Zamanaşımının başlangıcı (m. 149): Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu andan itibaren işlemeye başlar.

Zamanaşımının durması (m. 153) ve kesilmesi (m. 154): Durma, kanunda sayılan belirli sebeplerin (örneğin velayet/vesayet ilişkisinin devam etmesi, evlilik birliğinin sürmesi gibi) varlığı hâlinde zamanaşımının işlememesidir; durma sebebi ortadan kalktığında, önceden işlemiş süre de hesaba katılarak zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder. Kesilme ise borçlunun borcu ikrar etmesi (kısmi ödeme, faiz ödemesi, rehin veya kefil vermesi gibi) veya alacaklının dava açması ya da icra takibi başlatması hâlinde gerçekleşir; kesilme anına kadar geçen süre önemini yitirir ve zamanaşımı, kesilme tarihinden itibaren yeniden ve tam süreyle işlemeye başlar.

3Çözümlü örnekler

Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.

Örnek 1

(A), (B)'ye olan 8.000 TL'lik borcunu ifa etmek yerine, tarafların açıkça anlaşmasıyla bu borcu sona erdirip yerine farklı vade ve miktarda yeni bir borç ilişkisi kurmuşlardır.

Örnek 2

(C)'nin, (D)'ye olan alacaklısı (E)'ye mirasçı olması sonucu alacaklı ve borçlu sıfatları aynı kişide (E'de) birleşmiştir.

Örnek 3

(F), (G)'den olan alacağının zamanaşımına uğradığını bilmesine rağmen, borcun bir kısmını gönüllü olarak ödemiştir.

Örnek 4

(L)'nin (M)'den olan alacağı için zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatılmıştır.

4Sık yapılan hatalar

Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.

5Sınavda nasıl soruluyor

Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.

6Kısa tekrar

Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.