Ekonomi masası
Değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi grafiğe dökerek düşün.
6 bölüm · ~15 dk · 16 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Faiz, belirli bir süre için fon kullanmanın bedelidir. İktisat düşüncesinde faizin niçin ödendiği ve nasıl belirlendiği sorularına farklı cevaplar verilmiştir. Klasik iktisatçılar faizi reel bir olgu olarak görür ve tasarruf–yatırım dengesiyle açıklar. Neoklasik ödünç verilebilir fonlar teorisi bu reel yaklaşıma parasal unsurları (banka kredisi, istifleme) ekler. Keynes ise faizi tamamen parasal bir olgu kabul eder: faiz, likiditeden vazgeçmenin ödülüdür ve para arzı ile para talebi (likidite tercihi) tarafından belirlenir. Hicks–Hansen sentezi, faiz ile gelirin mal ve para piyasalarında birlikte belirlendiğini gösterir.
Bunlara ek olarak Fisher denklemi nominal ve reel faiz ayrımını, Wicksell doğal faiz ile piyasa faizi ayrımını, vade yapısı teorileri ise farklı vadelerdeki faizlerin (getiri eğrisinin) nasıl şekillendiğini açıklar.
2Temel kavramlar/formüller
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Klasik faiz teorisi
- Faiz, tasarrufun (tüketimden vazgeçmenin) ödülüdür. Tasarruf faizin artan, yatırım (sermayenin marjinal verimliliği nedeniyle) faizin azalan fonksiyonudur. S(r) = I(r) eşitliği denge reel faizini verir.
- Faizin esnekliği tasarruf ile yatırımı her zaman eşitlediği için Say Yasası işler; para faizi etkilemez (paranın yansızlığı).
Nassau Senior
Perhiz (abstinence) teorisi, faiz tüketimden kaçınmanın karşılığıdır; Marshall aynı fikri "bekleme" kavramıyla ifade eder.
Ödünç verilebilir fonlar teorisi (Robertson, Ohlin)
- Fon arzı: Tasarruf + istiflenmiş paranın harcanması (dishoarding) + bankacılık sisteminin yarattığı yeni kredi (ΔM).
- Fon talebi: Yatırım + istifleme (hoarding, para tutma isteğindeki artış) + kamu kesiminin borçlanma gereği.
- Faiz hem reel (tasarruf, yatırım) hem parasal (kredi, istifleme) faktörlerden etkilenir. Kamu açığının artması fon talebini artırarak faizi yükseltir (dışlama etkisi).
Keynes'in likidite tercihi teorisi
- Para talebi: işlem, ihtiyat ve spekülasyon güdüleri. Spekülatif talep faizin azalan fonksiyonudur (faiz düşükken tahvil fiyatları yüksektir, fiyat düşüşü beklentisiyle para tutulur).
- Denge: M/P = L(Y, i).: Para arzı artışı (diğer koşullar sabit) faizi düşürür.
- Likidite tuzağı: Faiz çok düşükken herkes faizin yükseleceğini bekler; para talebi faize karşı sonsuz esnek hâle gelir. Ek para arzı spekülatif amaçla tutulur, faiz düşmez; para politikası etkisizdir.
Hicks–Hansen sentezi (belirsizlik eleştirisi)
Tasarruf gelire, para talebi de gelire bağlı olduğundan ne ödünç verilebilir fonlar ne de likidite tercihi teorisi faizi tek başına belirleyebilir: gelir bilinmeden faiz, faiz bilinmeden gelir belirlenemez. Çözüm, faiz ve gelirin IS (mal piyasası) ve LM (para piyasası) eğrilerinin kesişiminde eşanlı belirlenmesidir.
Wicksell: doğal faiz ve piyasa faizi
- Doğal faiz: Sermayenin beklenen getirisine karşılık gelen, tasarruf ile yatırımı eşitleyen ve fiyatları istikrarlı tutan faiz.
- Piyasa faizi < doğal faiz: ise yatırım tasarrufu aşar, banka kredisi genişler ve fiyatlar kümülatif olarak yükselir. Tersi durumda fiyatlar kümülatif olarak düşer.
Nominal ve reel faiz
Fisher denklemi (yaklaşık)
i ≈ r + πᵉ. Tam biçim: (1 + i) = (1 + r) × (1 + πᵉ).
Friedman: para arzı artışının faize etkileri
- Likidite etkisi: Kısa dönemde faiz düşer.
- Gelir etkisi: Gelir arttıkça para talebi artar, faiz yükselir.
- Fiyat düzeyi etkisi: Fiyatlar yükselince reel para arzı azalır, faiz yükselir.
- Beklenen enflasyon (Fisher) etkisi: Enflasyon beklentisi yükselir, nominal faiz artar.
Son üç etki güçlüyse genişletici para politikası uzun dönemde faizi başlangıç düzeyinin de üstüne çıkarabilir.
Faizin vade yapısı (getiri eğrisi)
Risk, likidite ve vergi özellikleri aynı, vadeleri farklı tahvillerin getirilerini gösteren eğriye getiri eğrisi denir.
Saf beklentiler teorisi
Farklı vadeler tam ikamedir. n dönemlik faiz, bugünkü ve beklenen kısa vadeli faizlerin ortalamasıdır: i₂ ≈ (i₁ + i₁ᵉ₊₁) / 2. Faizlerin birlikte hareketini açıklar; ancak eğrinin çoğunlukla pozitif eğimli olmasını açıklayamaz.
Faizin risk yapısı
Aynı vadeli tahviller arasındaki faiz farkı temerrüt riski, likidite ve vergi farklarından doğar. Temerrüt riski arttıkça risk primi yükselir.
Efektif faiz
Yıllık nominal faiz i yılda m kez bileşik işletilirse efektif yıllık faiz = (1 + i/m)ᵐ − 1 olur.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Örnek 1 (Fisher denklemi): Nominal faiz %21, beklenen enflasyon %10.
Çözüm: Yaklaşık reel faiz 21 − 10 = %11. Tam formülle (1,21 / 1,10) − 1 = 1,10 − 1 = %10. Yüksek enflasyon ortamında yaklaşık formülün hatası büyür.
Örnek 2 (Beklentiler teorisi): Bugün 1 yıllık faiz %8, gelecek yıl 1 yıllık faizin %12 olması bekleniyor.
Çözüm: Saf beklentiler teorisine göre 2 yıllık faiz ≈ (8 + 12) / 2 = %10. Likidite primi 0,5 puan ise 2 yıllık faiz %10,5 olur. Getiri eğrisi pozitif eğimlidir.
Örnek 3 (Darby etkisi): Hedef vergi sonrası reel faiz %3, beklenen enflasyon %10, faiz gelirine vergi oranı %25.
Çözüm: i × (1 − 0,25) − 10 = 3 ⇒ 0,75 × i = 13 ⇒ i ≈ %17,33. Vergi olmasaydı %13 yeterliydi; vergi, enflasyonun nominal faize yansımasını 1 / 0,75 ≈ 1,33 katına çıkarır.
Örnek 4 (Efektif faiz): Yıllık nominal faiz %24, faiz aylık bileşik işletiliyor.
Çözüm: Aylık faiz 24 / 12 = %2. Efektif yıllık faiz = 1,02¹² − 1 ≈ 1,2682 − 1 = %26,82. Üç ayda bir bileşik işletilseydi 1,06⁴ − 1 ≈ %26,25 olurdu.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.