Mevzuat masası
Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.
6 bölüm · ~10 dk · 7 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Uluslararası hukukun kaynakları, bir kuralın uluslararası hukuk kuralı sayılabilmesi için hangi biçimlerde ortaya çıkması gerektiğini gösterir. Bu konudaki temel ve en çok atıf yapılan düzenleme, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 38. maddesidir. Madde, Divanın önüne gelen uyuşmazlıkları çözerken hangi hukuk kurallarını uygulayacağını sayar ve bu sayım, uygulamada uluslararası hukukun kaynaklarının da listesi olarak kabul edilir. KPSS'de bu konu; kaynakların sayılması, her kaynağın unsurları (özellikle teamülün iki unsuru), kaynaklar arasındaki biçimsel hiyerarşi bulunmaması, yardımcı kaynakların niteliği ve "soft law" (yumuşak hukuk) kavramı üzerinden sorulur.
2Temel kavramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
UAD Statüsü madde 38
Madde 38/1'e göre Divan, önüne getirilen uyuşmazlıkları uluslararası hukuka göre çözer ve bu amaçla şunları uygular:
- (a) İhtilaf hâlindeki devletler tarafından açıkça kabul edilmiş kurallar koyan genel ya da özel milletlerarası andlaşmalar,
- (b) Hukuk olarak kabul edilmiş genel bir uygulamanın kanıtı olarak milletlerarası teamül (örf-adet),
- (c) Medeni milletlerce kabul edilmiş hukukun genel ilkeleri,
- (d) 59. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı kaynak olarak yargı kararları ve çeşitli ulusların en yetkin yazarlarının öğretileri (doktrin).
Madde 38/2 ayrıca tarafların anlaşması hâlinde Divanın hakkaniyet ve nısfet (ex aequo et bono) ilkesine göre karar verebileceğini öngörür; bu bir "kaynak" değil, tarafların rızasına bağlı istisnai bir yetkidir.
Andlaşmalar (traité/treaty)
Devletler ve diğer uluslararası hukuk kişileri arasında yazılı olarak yapılan, hak ve yükümlülük doğuran anlaşmalardır. Genel (çok taraflı, kural koyucu) ve özel (iki taraflı, sözleşme niteliğinde) andlaşmalar ayrımı yapılır. Andlaşmalar, kural olarak sadece taraf devletleri bağlar (pacta tertiis ilkesi); ancak bir andlaşma hükmü zamanla teamül hukuku hâline gelirse, taraf olmayan devletleri de bağlayabilir.
Teamül (örf-adet hukuku)
Teamülün oluşması için iki unsurun bir arada bulunması gerekir:
- Maddi (objektif) unsur – usus/uygulama: Devletlerin genel, tutarlı ve süreklilik arz eden bir uygulamasının varlığı.
- Manevi (sübjektif) unsur – opinio juris: Devletlerin bu uygulamayı bir hukuki zorunluluk duygusuyla, "hukuken böyle yapmak gerektiği" inancıyla sürdürmesi; sadece nezaket veya alışkanlıkla yapılan davranışlar (comitas gentium) teamül sayılmaz.
Israrlı itirazcı (persistent objector) kuralı: Bir teamül kuralı oluşum sürecinde, bir devlet bu kurala tutarlı ve sürekli biçimde açıkça itiraz etmişse, kural yerleşse dahi o devleti bağlamaz. Bölgesel teamül de mümkündür (belirli bir coğrafi bölgedeki devletler arasında geçerli özel teamül kuralları).
Hukukun genel ilkeleri
Ulusal hukuk sistemlerinin ortak, temel ilkeleridir (iyi niyet, hakkın kötüye kullanılması yasağı, kazanılmış haklara saygı, kesin hüküm/res judicata, estoppel-çelişkili davranış yasağı gibi). Andlaşma ve teamülde boşluk bulunduğunda boşluk doldurucu işlev görür; Divanın "non liquet" (uygulanabilir kural bulunmadığı gerekçesiyle karar verememe) durumuna düşmesini önler.
Yardımcı kaynaklar
Yargı kararları (UAD dâhil uluslararası mahkeme kararları) ve doktrin, bizzat hukuk kuralı koymaz; var olan kuralın tespitinde ve yorumunda kullanılan yardımcı araçlardır. UAD Statüsü madde 59 uyarınca Divan kararları, sadece taraflar ve o dava için bağlayıcıdır; emsal (precedent) sistemi gibi genel bağlayıcılığı yoktur (stare decisis yoktur), ancak Divan uygulamada önceki kararlarına büyük ölçüde tutarlılıkla atıf yapar.
Kaynaklar arasında hiyerarşi ve jus cogens
Madde 38'de sayılan (a), (b), (c) bentleri arasında biçimsel bir üstünlük sırası yoktur; hangisinin uygulanacağı somut uyuşmazlığa göre belirlenir, genelde özel düzenleyen kural (lex specialis) önceliklidir. Bunun tek istisnası jus cogens (emredici/buyurucu) normlardır: soykırım yasağı, işkence yasağı, kuvvet kullanma yasağı gibi uluslararası toplumun bütününce kabul edilen ve aksine anlaşma yapılmasına izin verilmeyen üstün nitelikli kurallardır; bunlarla çelişen andlaşma hükümleri geçersizdir (1969 Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi madde 53).
Yumuşak hukuk (soft law)
BM Genel Kurul kararları, bildirgeler, tavsiye niteliğindeki belgeler gibi hukuken bağlayıcı olmayan ama devlet davranışlarını etkileyen, zamanla teamül oluşumuna katkı sunabilen metinlerdir. Soft law, madde 38'de sayılan asli bir kaynak değildir.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Bir devlet, elli yıldır diplomatik dokunulmazlık uygulamasını sürekli ve kesintisiz biçimde uygulamakta, ancak bunu sadece "karşılıklı nezaket" gereği yaptığını, hukuki bir zorunluluk hissetmediğini açıkça beyan etmektedir.
UAD önüne gelen bir uyuşmazlıkta, olaya uygulanabilecek ne bir andlaşma hükmü ne de yerleşik bir teamül kuralı bulunmamaktadır. Divan, birçok ulusal hukuk sisteminde ortak olarak kabul edilen "iyi niyet ilkesi"ne dayanarak karar vermiştir.
Bir devlet, belirli bir teamül kuralı henüz yerleşmekteyken buna sürekli ve açık biçimde itiraz etmiş, bu tutumunu hiç değiştirmemiştir. Kural, diğer devletler bakımından yerleşik bir teamül hâline gelmiştir.
UAD, önceki bir davada verdiği kararı, benzer bir uyuşmazlıkta taraf olmayan başka bir devlet aleyhine doğrudan "bağlayıcı emsal" olarak uygulamak istemektedir.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.