puanlabs

KPSS A Uluslararası İlişkiler Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü ve Kuvvet Kullanımı konu anlatımı

Uluslararası Hukuk · sınavda ortalama 1 soru çıkıyor

Mevzuat masası

Kuralı, istisnasını ve süresini birlikte öğren.

6 bölüm · ~13 dk · 11 etkileşim

Hadi başlayalım! Bu konu 6 bölüm, yaklaşık 13 dakika. Arada sana küçük sorular soracağım.

1Konu özeti

İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.

Bu konu, devletler arası uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümüne ilişkin usulleri (diplomatik ve hukuki yöntemler) ile modern uluslararası hukukun temel taşlarından biri olan kuvvet kullanma yasağını ve bunun sınırlı istisnalarını ele alır. Temel dayanak BM Antlaşması'dır; özellikle madde 2/3 (barışçıl çözüm yükümlülüğü), madde 2/4 (kuvvet kullanma yasağı), madde 33 (barışçıl çözüm yöntemleri), madde 51 (meşru müdafaa) ve VII. Bölüm (kolektif güvenlik sistemi) KPSS'de en sık sorulan hükümlerdir.

2Temel kavramlar

Önemli yerleri altını çizer gibi oku.

Barışçıl çözüm yükümlülüğü (madde 2/3) ve yöntemler (madde 33)

BM Antlaşması madde 2/3 uyarınca üye devletler, uluslararası uyuşmazlıklarını uluslararası barış ve güvenliği ile adaleti tehlikeye düşürmeyecek şekilde barışçıl yollarla çözmekle yükümlüdür. Madde 33 ise devamının barışı tehlikeye düşürebilecek uyuşmazlıklarda öncelikle başvurulacak yöntemleri sayar: müzakere, soruşturma (enquiry), arabuluculuk (mediation), uzlaştırma (conciliation), hakemlik (arbitration), yargısal çözüm (judicial settlement), bölgesel kuruluşlara veya düzenlemelere başvurma ya da tarafların seçtiği başka barışçıl yollar.

Bu yöntemler iki ana kategoriye ayrılır:

  • Diplomatik/siyasi yöntemler: (müzakere, iyi niyet-arabuluculuk, uzlaştırma, soruşturma): sonuçta bağlayıcı olmayan çözüm önerileri sunar; taraflar sonucu kabul etmek zorunda değildir.
  • Hukuki yöntemler: (hakemlik ve yargısal çözüm): taraflar için bağlayıcı bir karara varır.

Hakemlik (arbitration) ile yargısal çözüm (judicial settlement) farkı

Hakemlikte taraflar, kendi seçtikleri hakemlerden oluşan ad hoc (geçici, o davaya özgü) bir kurul oluşturur ve usulü büyük ölçüde kendileri belirler. Yargısal çözümde ise önceden kurulmuş, sürekli (daimi) ve önceden seçilmiş yargıçlardan oluşan bir mahkemeye (örneğin Uluslararası Adalet Divanı - UAD) başvurulur; usul kendi statü ve iç tüzüğüyle önceden belirlenmiştir.

UAD'nin yargı yetkisi

UAD'nin taraflar arası (contentious) bir uyuşmazlıkta yargı yetkisini kullanabilmesi, ilgili devletlerin bu yönde rıza göstermiş olmasına bağlıdır; bu rıza özel bir anlaşmayla (compromis), bir andlaşmadaki yargı yetkisi şartıyla veya UAD Statüsü madde 36/2 uyarınca yapılan isteğe bağlı (optional clause) bildirimle verilebilir. İstişari mütalaa (advisory opinion) ise devletlerce değil, BM organları ve yetkili uzmanlık kuruluşlarınca talep edilebilir ve kural olarak bağlayıcı değildir.

Kuvvet kullanma yasağı (madde 2/4)

BM Antlaşması madde 2/4 uyarınca üye devletler, uluslararası ilişkilerinde herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı kuvvet kullanma tehdidinde bulunmaktan veya kuvvet kullanmaktan, ya da BM amaçlarıyla bağdaşmayan diğer her türlü tutumdan kaçınmakla yükümlüdür. Bu yasak, modern uluslararası hukukun jus cogens niteliğindeki temel kurallarından biri sayılır.

Meşru müdafaa (madde 51)

Madde 51, bir devlete karşı silahlı bir saldırı (armed attack) gerçekleşmesi hâlinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliği korumak için gerekli tedbirleri alana kadar, saldırıya uğrayan devletin bireysel ya da (saldırıya uğrayan devletin talebi üzerine üçüncü bir devletçe) kolektif meşru müdafaa hakkını doğal (inherent) bir hak olarak tanır. Bu hakkın kullanılması sırasında alınan tedbirler derhal Güvenlik Konseyine bildirilmelidir. Teamül hukuku (Caroline Olayı, 1837'den bu yana), meşru müdafaanın zorunluluk (necessity) ve orantılılık (proportionality) ölçütlerine uygun olmasını arar. Madde 51 metni "silahlı bir saldırı gerçekleşirse" ifadesini kullandığından, henüz gerçekleşmemiş bir saldırıya karşı önleyici (preemptive/anticipatory) meşru müdafaanın meşruiyeti tartışmalıdır; klasik yoruma göre fiilî bir silahlı saldırının varlığı aranır.

Kolektif güvenlik sistemi (VII. Bölüm)

Meşru müdafaadan farklı olarak kolektif güvenlik sistemi, Güvenlik Konseyinin VII. Bölüm yetkisiyle merkezî biçimde karar verip uyguladığı bir sistemdir:

Konu kartları1 / 4

Madde 39

Güvenlik Konseyi, barışa yönelik bir tehdidin, barışın ihlalinin veya bir saldırı eyleminin (act of aggression) varlığını tespit eder.

Madde 43 uyarınca öngörülen daimi bir BM ordusunun hiçbir zaman fiilen oluşturulamamış olması nedeniyle, Güvenlik Konseyi uygulamada VII. Bölüm kapsamındaki askerî tedbirleri, üye devletlere "gerekli tüm araçları kullanma" yetkisi vererek oluşturulan gönüllü devlet koalisyonları aracılığıyla hayata geçirmektedir (örn. 1991 Körfez Savaşı'nda 678 sayılı karar).

Bölgesel kuruluşlar (madde 52-54)

Bölgesel örgütler, bölgesel uyuşmazlıkların barışçıl çözümünde rol oynayabilir; ancak madde 53 uyarınca bölgesel kuruluşların zorlayıcı (icra edici) tedbirler alabilmesi, Güvenlik Konseyinin yetkilendirmesine bağlıdır.

Kuvvet kullanma yasağının istisnaları

Madde 2/4'teki genel yasağın Şart'ta açıkça tanınan iki temel istisnası şunlardır:

  1. Meşru müdafaa hakkı (madde 51)
  2. Güvenlik Konseyinin VII. Bölüm kapsamındaki yetkilendirmesi (madde 39-42)

Buna karşılık, bir devletin insani müdahale gerekçesiyle, Güvenlik Konseyi yetkilendirmesi veya meşru müdafaa hâli bulunmaksızın tek taraflı olarak başka bir devlete askerî müdahalede bulunması, Şart'ta tanınan bir istisna değildir ve madde 2/4'e aykırıdır.

Saldırganlığın tanımı

1974 tarihli BM Genel Kurulu 3314 sayılı Kararı, saldırganlık (aggression) kavramını tanımlamış ve örnek olarak; bir devletin silahlı kuvvetlerinin başka bir devletin topraklarını işgal etmesi veya bombardımana tutması, limanların ablukaya alınması, silahlı çete veya paralı asker gönderilmesi gibi eylemleri saymıştır.

3Çözümlü örnekler

Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.

Örnek 1

Bir devlete silahlı saldırı gerçekleşmiş, saldırıya uğrayan devletin talebi üzerine üçüncü bir devlet bu devlete askerî yardımda bulunmuştur.

Örnek 2

Bir devlet, henüz gerçekleşmemiş ancak yakın gelecekte gerçekleşeceğini iddia ettiği bir saldırıyı önlemek amacıyla başka bir devlete karşı önceden kuvvet kullanmıştır.

Örnek 3

Bir devlet, başka bir devletteki ağır insan hakları ihlallerini gerekçe göstererek Güvenlik Konseyi yetkilendirmesi olmaksızın o devlete karşı askerî müdahalede bulunmuştur.

Örnek 4

Güvenlik Konseyi, bir devletin başka bir devletin topraklarını işgal etmesi üzerine önce ekonomik ambargo kararı almış, bu yeterli olmayınca üye devletlere "gerekli tüm araçları kullanma" yetkisi veren bir karar almıştır.

4Sık yapılan hatalar

Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.

5Sınavda nasıl soruluyor

Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.

6Kısa tekrar

Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.