puanlabs

KPSS A Uluslararası İlişkiler Liberalizm ve Neoliberalizm konu anlatımı

Uluslararası İlişkiler Teorileri · sınavda ortalama 1,5 soru çıkıyor

Ekonomi masası

Değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi grafiğe dökerek düşün.

6 bölüm · ~8 dk · 7 etkileşim

Hadi başlayalım! Bu konu 6 bölüm, yaklaşık 8 dakika. Arada sana küçük sorular soracağım.

1Konu özeti

İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.

Liberal gelenek, uluslararası ilişkilerde devletlerin yalnızca güç mücadelesi içinde olmadığını; ticaret, uluslararası kurumlar, demokratik yönetim biçimleri ve karşılıklı bağımlılık gibi unsurların işbirliğini ve barışı mümkün kıldığını savunur. Klasik liberalizm Immanuel Kant ve Woodrow Wilson'a; 20. yüzyılın sonlarındaki neoliberal kurumsalcılık ise başta Robert Keohane olmak üzere yazarlara dayanır. KPSS A Grubu sınavında bu konu; Kant-Wilson-Keohane/Nye eşleştirmeleri, karmaşık karşılıklı bağımlılığın özellikleri, uluslararası rejim tanımı ve fonksiyonalizm/neo-fonksiyonalizm ayrımı üzerinden sıkça sorulur.

2Temel kavramlar / teoriler

Önemli yerleri altını çizer gibi oku.

Klasik liberalizm: Kant ve Wilson

Immanuel Kant, "Ebedi Barış Üzerine" (Perpetual Peace) adlı eserinde kalıcı barışın koşulları arasında devletlerin cumhuriyetçi (temsili ve hesap verebilir) bir yönetim biçimine sahip olmasını sayar; bu fikir, sonraki dönemde demokratik barış teorisinin (demokrasilerin birbirleriyle savaşma eğiliminde olmadığı tezinin) köklerini oluşturur.

Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı sonrasında 14 İlke'sinde önerdiği ve Milletler Cemiyeti'nin kurulmasına yol açan yaklaşımla, devletler arası barışın kolektif güvenlik ilkesiyle sağlanabileceğini savunmuştur: bir üyeye yönelik saldırı, sistemdeki tüm diğer üyelere yönelik bir saldırı sayılır ve üyeler saldırgana karşı ortak tepki vermeyi taahhüt eder (bu, ikili bir savunma antlaşması olan "kolektif savunma"dan farklıdır). Wilson'cu idealizm, II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte özellikle E.H. Carr gibi realistlerce, gücün ve çıkar çatışmalarının rolünü hafife alarak hukuki-kurumsal düzenlemelerin barışı kendiliğinden garanti edeceğine dair aşırı iyimser bir beklenti taşıması nedeniyle eleştirilmiştir.

Karmaşık karşılıklı bağımlılık

Robert Keohane ve Joseph Nye, "Power and Interdependence" (1977) adlı eserlerinde karmaşık karşılıklı bağımlılık (complex interdependence) modelini geliştirir. Bu modelin üç temel özelliği vardır:

  • Devletler arası ilişkilerin çoklu kanallardan (hükümetler arası, hükümet-dışı, uluslarötesi) yürütülmesi,
  • Askeri gücün: öneminin büyük ölçüde azalması,
  • Konular arasında kesin bir hiyerarşinin bulunmaması (güvenliğin her zaman en öncelikli konu sayılmaması).

Neoliberal kurumsalcılık ve uluslararası rejimler

Keohane'in "After Hegemony" (1984) adlı eserinde geliştirdiği neoliberal kurumsalcılık, realizmin devletlerin rasyonel/çıkar odaklı aktörler olduğu ve sistemin anarşik olduğu varsayımlarını büyük ölçüde kabul eder; ancak buna rağmen uluslararası kurumların/rejimlerin, işlem maliyetlerini düşürerek, bilgi akışını artırarak ve karşılıklılığı kolaylaştırarak devletler arası işbirliğini mümkün ve sürdürülebilir kıldığını savunur.

Stephen Krasner'e göre uluslararası rejim, aktörlerin beklentilerinin belirli bir alanda etrafında birleştiği ilkeler, normlar, kurallar ve karar alma prosedürlerinin bütünüdür.

Mutlak kazanç ve oyun teorisi

Liberaller/neoliberaller, realistlerin aksine devletlerin işbirliğinden elde edilecek mutlak kazanca (absolute gains) önem verdiğini; diğer tarafın daha fazla kazanmasının işbirliğini engellemesi gerekmediğini savunur. Neoliberal kurumsalcılık, tekrarlanan (iterated) Mahkumların İkilemi oyunuyla, devletlerin tek seferlik değil sürekli tekrarlanan etkileşimlerde işbirliğine daha yatkın olduğunu göstermeye çalışır.

Fonksiyonalizm ve neo-fonksiyonalizm

David Mitrany'nin öncülük ettiği fonksiyonalizm, uluslararası barışın devletlerin teknik/işlevsel alanlarda (ulaşım, posta, sağlık gibi düşük politika alanlarında) uzmanlaşmış kurumlar aracılığıyla işbirliği yapmasıyla, bu işbirliğinin zamanla kendiliğinden ve teknokratik biçimde siyasi alana da yayılmasıyla sağlanacağını savunur.

Ernst Haas'ın neo-fonksiyonalizm teorisi ise Avrupa entegrasyonunu açıklarken yayılma etkisi (spill-over) kavramını kullanır: bir alanda (örn. kömür-çelik) başlayan işbirliği, o alandaki sorunların çözümü için başka alanlara (para birimi, dış politika koordinasyonu gibi) doğru yayılma eğilimindedir; ancak neo-fonksiyonalizm bu sürecin fonksiyonalizmin varsaydığı gibi tamamen kendiliğinden değil, siyasi aktörlerin (çıkar grupları, seçkinler) çıkar hesaplarıyla da şekillendiğini vurgular.

3Çözümlü örnekler

Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.

Örnek 1

Bir üyeye yönelik saldırının tüm üyelere yönelik saldırı sayılıp ortak tepki taahhüt edildiği güvenlik mekanizması nedir?

Örnek 2

İki ülke önce yalnızca kömür-çelik üretiminde ortak bir kurum kurmuş, zamanla bu işbirliği ortak pazar ve ortak para birimine kadar genişlemiştir. Bu süreç hangi kavramla açıklanır?

Örnek 3

Karmaşık karşılıklı bağımlılık modelinde "konu hiyerarşisinin olmaması" ne anlama gelir?

Örnek 4

Neoliberal kurumsalcılık ile klasik idealist liberalizm arasındaki temel fark nedir?

4Sık yapılan hatalar

Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.

5Sınavda nasıl soruluyor

Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.

6Kısa tekrar

Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.