Ekonomi masası
Değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi grafiğe dökerek düşün.
6 bölüm · ~9 dk · 7 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Realizm, uluslararası ilişkiler disiplininin en eski ve en etkili teorik geleneğidir. Devletleri, anarşik bir sistemde güvenliklerini ve çıkarlarını en üst düzeyde korumaya çalışan rasyonel/üniter aktörler olarak ele alır. Klasik realizm bu eğilimi insan doğasındaki güç ve çıkar arayışına bağlarken, Kenneth Waltz'ın öncülüğünü yaptığı neorealizm (yapısal realizm), aynı davranışı devletlerin iç özelliklerinden değil, uluslararası sistemin anarşik yapısından türetir. KPSS A Grubu sınavında bu konu; teorisyen-kavram eşleştirmeleri (Morgenthau–ulusal çıkar, Waltz–sistemik analiz, Mearsheimer–saldırgan realizm gibi), güvenlik ikilemi, güç dengesi ve savunmacı/saldırgan realizm ayrımı üzerinden sıkça sorulur.
2Temel kavramlar / teoriler
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Klasik realizm
Realist düşüncenin kökleri Thukydides'in Peloponnesos Savaşları anlatısına (özellikle Melos Diyaloğu'nda geçen "güçlüler istediklerini yapar, zayıflar katlanmak zorunda kalır" mantığına), Machiavelli'nin "Prens"ine ve Thomas Hobbes'un "Leviathan"ındaki doğa hali tasvirine dayandırılır. 20. yüzyılda E.H. Carr, "The Twenty Years' Crisis" (1939) adlı eserinde iki savaş arası dönemin idealist/ütopyacı yaklaşımını (Milletler Cemiyeti'ne duyulan aşırı iyimser inancı), gücün ve çıkar çatışmalarının rolünü hafife aldığı gerekçesiyle eleştirmiştir.
Hans Morgenthau, "Politics Among Nations" (1948) adlı temel eserinde realizmin altı ilkesini ortaya koyar; bunların en tanınanı devletlerin dış politikadaki temel motivasyonunun güç olarak tanımlanan ulusal çıkar olduğudur. Klasik realizme göre bu eğilim, insan doğasının doğası gereği kusurlu ve güç/çıkar arayan bir varlık olmasından kaynaklanır.
Neorealizm (yapısal realizm)
Kenneth Waltz, "Man, the State, and War" (1959) adlı eserinde savaşın nedenlerini üç analiz düzeyinde (imajda) inceler: birey (insan doğası), devlet (iç rejim yapısı) ve uluslararası sistem (anarşi). "Theory of International Politics" (1979) adlı eserinde ise Waltz, devletlerin davranışlarını devlet içi özelliklerden değil, doğrudan sistemin anarşik yapısından açıklamaya çalışır; bu nedenle yaklaşımı "yapısal realizm" ya da "neorealizm" olarak anılır.
Neorealizme göre anarşik sistem, devletleri kendine yardım (self-help) mantığıyla hareket etmeye, yani güvenliklerini kendi imkânlarıyla sağlamaya zorlar.
Savunmacı realizm vs saldırgan realizm
- Savunmacı realizm (Waltz): Devletlerin temel amacı, sistemde hayatta kalabilmek için yeterli/güvenli düzeyde güce sahip olmaktır; aşırı güç birikimi genellikle diğer devletlerin dengelemesini (balancing) tetiklediğinden tercih edilmez.
- Saldırgan realizm (John Mearsheimer, "The Tragedy of Great Power Politics"): Anarşik ve belirsiz bir sistemde hayatta kalmanın en güvenli yolu, mümkün olan en fazla göreli gücü, hatta mümkünse bölgesel hegemonyayı elde etmektir; büyük güçler bu nedenle sürekli güç maksimizasyonu peşindedir.
Güvenlik ikilemi ve güç dengesi
Güvenlik ikilemi (security dilemma) (John Herz), bir devletin güvenliğini artırmak için aldığı önlemlerin (silahlanma gibi) diğer devletlerce tehdit olarak algılanıp onların da silahlanmasına, dolayısıyla sistem genelinde güvensizliğin artmasına yol açması durumudur.
Güç dengesi (balance of power) teorisine göre sistemde tek bir devlet ya da koalisyonun aşırı güçlenmesi, diğer devletlerin bu baskın gücü dengelemesine (balancing) yol açar. Buna karşın zayıf bir devletin güçlü devlete karşı ittifak kurmak yerine onun yanında yer alması peşine takılma (bandwagoning) olarak adlandırılır. Stephen Walt'ın "tehdit dengesi (balance of threat)" teorisi, devletlerin yalnızca ham güce değil; coğrafi yakınlık, saldırgan kapasite ve algılanan niyetin bileşiminden oluşan "tehdide" karşı denge kurduğunu öne sürer.
Göreli kazanç ve kutuplaşma
Realistlere göre anarşik sistemde devletler işbirliğinden elde edilecek göreli kazanca (relative gains) önem verir (diğer tarafın kendisinden daha fazla kazanmasından çekinirler); bu, liberallerin vurguladığı mutlak kazanç (absolute gains) yaklaşımından ayrılır. Waltz'a göre iki kutuplu (bipolar) sistemler, iki büyük gücün birbirini doğrudan dengeleyebilmesi ve ittifak kaymalarından kaynaklanan belirsizliğin azalması nedeniyle çok kutuplu (multipolar) sistemlere kıyasla daha istikrarlıdır.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Bir devlet, komşusunun silahlanmasına tepki olarak kendi savunma harcamalarını artırıyor; bu da komşu devletin kendisini daha büyük tehdit olarak algılayıp silahlanmasını hızlandırmasına yol açıyor. Bu döngü hangi kavramla açıklanır?
Zayıf bir devlet, kendisini tehdit eden güçlü bir devlete karşı ittifak aramak yerine, o devletin yanında yer alarak ondan pay almaya çalışıyor. Bu davranış hangi kavramla adlandırılır?
Waltz'ın savunmacı realizmi ile Mearsheimer'ın saldırgan realizmi arasındaki fark nedir?
Soğuk Savaş döneminde ABD-SSCB rekabetinin, bu devletlerin iç rejim tipinden bağımsız olarak iki kutuplu sistemin yapısal mantığıyla açıklanması hangi analiz düzeyine örnektir?
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.