Dil atölyesi
Kuralı örnek cümlede yakala, sonra kendi cümlende kullan.
6 bölüm · ~12 dk · 8 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Paragrafta ana düşünce ve yardımcı düşünce, ALES Sözel bölümünün paragraf sorularının temelini oluşturur ve dolaylı olarak çıkarım, başlık bulma ve paragraf yapısı sorularının da dayanağıdır. Bir paragrafın ana düşüncesi, yazarın o parçayı yazma amacını, okuyucuya iletmek istediği asıl yargıyı ifade eder; yardımcı düşünceler ise bu ana yargıyı destekleyen, açan, örnekleyen ya da gerekçelendiren tali fikirlerdir.
ALES metinleri genellikle akademik ve bilimsel içerikli, soyut kavramlar barındıran, 100-250 kelimelik uzun parçalardır. Bu da adaydan hem metni doğru anlamasını hem de yazarın asıl vurgusunu ayrıntılardan, örneklerden ve karşıt görüşlerden ayırt etmesini ister. Ana düşünceyi bulmak; paragrafın tamamını kapsayacak, ne bir cümleyle sınırlı kalacak kadar dar ne de paragrafta söylenmeyeni de içine alacak kadar geniş bir yargı kurabilmeyi gerektirir. Bu beceri ALES sözel puanını en çok etkileyen alt konulardan biridir; çünkü hem doğrudan sorulur hem de diğer paragraf sorularının doğru çözümü bu beceriye dayanır.
2Temel kavramlar ve stratejiler
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Bilim tarihine bakıldığında, bir kuramın uzun süre geçerliliğini koruması onun mutlak doğru olduğu anlamına gelmez; yalnızca o kuramın elindeki verilerle henüz çürütülememiş olduğu anlamına gelir. Nitekim Newton'un hareket yasaları yüzyıllar boyunca fiziğin temel taşı sayılmış, gezegen hareketlerinden düşen bir elmaya kadar pek çok olguyu başarıyla açıklamıştır. Ancak yirminci yüzyılın başında, ışık hızına yakın hareket eden cisimler ve çok küçük ölçekli parçacıklar söz konusu olduğunda Newton fiziğinin öngörüleriyle gözlemler arasında uyuşmazlıklar ortaya çıkmış, bu da görelilik kuramının ve kuantum mekaniğinin doğuşuna zemin hazırlamıştır. Bu örnek, bilimsel bilginin birikimli ama aynı zamanda kendini sürekli düzelten bir süreç olduğunu gösterir: Yeni bir kuram eskisini tamamen geçersiz kılmaz, çoğu zaman onun geçerlilik sınırlarını daha net çizer.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Kırsaldan kente göç, uzun süre yalnızca ekonomik bir hareket olarak ele alınmış, insanların iş bulma umuduyla yer değiştirmesi olarak açıklanmıştır. Oysa son dönem araştırmaları, göç kararının ardında eğitim olanaklarına erişim, sosyal ağlar, aile birleşimi ve hatta iklim koşulları gibi birbiriyle iç içe geçmiş pek çok etkenin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bir ailenin kente taşınma kararı, çoğu zaman tek bir nedenle değil, bu etkenlerin toplamıyla şekillenir. Dolayısıyla göçü yalnızca gelir farkına indirgeyen modeller, günümüz kent nüfusunun neden bu denli hızlı büyüdüğünü açıklamakta yetersiz kalmaktadır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Tarih yazımında kullanılan birincil kaynaklar (arşiv belgeleri, mektuplar, resmî kayıtlar) genellikle nesnel ve güvenilir kabul edilir. Ne var ki bu belgeleri üreten kurumların ve kişilerin de kendi bakış açıları, çıkarları ve sınırlılıkları vardır. Örneğin bir imparatorluğun resmî kayıtları, o imparatorluğun karşı karşıya geldiği toplulukları çoğu zaman kendi bakış açısından, hatta bazen küçümseyici bir dille anlatır. Bu nedenle tarihçi, bir belgeyi yalnızca "birincil kaynak" olduğu için sorgusuzca doğru kabul etmemeli, belgenin kim tarafından, hangi amaçla ve hangi bağlamda üretildiğini de göz önünde bulundurmalıdır. Aksi hâlde tarih yazımı, geçmişin kendisini değil, yalnızca güçlünün anlatısını yeniden üretmiş olur.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir dilin sözcük dağarcığı, o dili konuşan toplumun neye önem verdiğinin izlerini taşır. Sözgelimi kar yağışının yoğun yaşandığı bölgelerde konuşulan bazı dillerde karın farklı türlerini (taze kar, sert kar, erimekte olan kar gibi) ayrı sözcüklerle adlandırma eğilimi görülür; bu, çevresel koşulların dile yansımasının bir örneğidir. Ancak bu durumdan yola çıkarak "bir dilde belirli bir kavram için tek sözcük varsa, o toplum o kavramı önemsemiyordur" sonucuna varmak yanlış olur; çünkü bir kavramın adlandırılma biçimi, çoğu zaman kültürel önceliklerden çok tarihsel rastlantılarla, komşu dillerden alıntılarla ya da dilin kendi iç yapısıyla da ilgilidir. Dolayısıyla söz dağarcığı ile toplumsal öncelikler arasındaki ilişki, sanıldığı kadar doğrudan ve tek yönlü değildir.
Bu parçada yazarın asıl vurgulamak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5ÖSYM'de nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.