Zaman yolculuğu
Olayları sıraya diz, nedenini ve sonucunu birlikte hatırla.
6 bölüm · ~11 dk · 10 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Türk anayasa tarihi; Osmanlı döneminden başlayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin bugünkü hukuk düzenine ulaşana kadar geçirdiği anayasal gelişim sürecini kapsar. KPSS'de bu konu; 1876 Kanun-i Esasi, 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 1924 Anayasası, 1961 Anayasası ve 1982 Anayasası'nın hazırlanış biçimleri, temel özellikleri ve birbirlerinden ayrıldıkları noktalar üzerinden sorulur. Her anayasanın hangi tarihsel koşullarda, hangi kurucu organ tarafından hazırlandığı ve getirdiği başlıca yenilikler (kuvvetler ayrılığı anlayışı, Anayasa Mahkemesi, temel hak rejimi, hükümet sistemi) net biçimde ayırt edilmelidir.
2Temel kavramlar/doktrin
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
1876 Kanun-i Esasi (Birinci Meşrutiyet)
Osmanlı Devleti'nin ilk ve tek yazılı anayasasıdır. II. Abdülhamit döneminde ilan edilmiş, ilk kez bir Meclis-i Mebusanın (temsilciler meclisi) kurulmasını sağlamıştır. Ancak hükümdarın yetkileri çok geniş tutulmuş, meclisi kapatma ve üyeleri sürgüne gönderme yetkisi padişaha tanınmıştır. 1878'de II. Abdülhamit tarafından Meclis-i Mebusan süresiz tatil edilerek Kanun-i Esasi fiilen işlemez hâle getirilmiş; 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla yeniden yürürlüğe konulmuş ve bu tarihten sonra üzerinde önemli değişiklikler yapılmıştır (1909 değişiklikleriyle padişahın yetkileri sınırlandırılmış, hükümetin meclise karşı sorumluluğu güçlendirilmiştir). Kanun-i Esasi, monarşi ile sınırlı da olsa bir temsilî rejimi bir arada barındıran ikili (dualist) bir yapıya sahiptir.
1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
Millî Mücadele döneminde, 23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi tarafından 20 Ocak 1921'de kabul edilmiştir. Çok kısa (23 madde), olağanüstü şartlarda hazırlanmış, geçici nitelikte bir anayasadır. En önemli özelliği, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesini ilk kez benimsemiş olmasıdır. Kuvvetler ayrılığını değil, kuvvetler birliği ve görevler ayrılığı esasına dayanan meclis hükümeti sistemini kabul etmiştir: yasama ve yürütme yetkisi TBMM'de toplanmış, TBMM hem kanun yapma hem de yürütme işlerini bizzat veya kendi seçtiği icra vekilleri (bakanlar) eliyle yürütmüştür. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanına ilişkin madde bu Kanuna eklenmiştir.
1924 Anayasası
Cumhuriyetin ilanından (29 Ekim 1923) sonra, 20 Nisan 1924'te kabul edilmiştir. 1921 Anayasasına göre çok daha kapsamlı ve sistematiktir. Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğunu, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ve bunun TBMM eliyle kullanılacağını benimsemiştir. Kuvvetler birliği ilkesini sürdürmekle birlikte, uygulamada yürütmenin (Cumhurbaşkanı ve İcra Vekilleri Heyeti) yasamadan görece ayrıştığı karma bir sisteme doğru evrilmiştir. Başlangıçta "Devletin dini İslam'dır" hükmünü içeren 1924 Anayasası, 1928 değişikliğiyle bu hükmü çıkarmış, 1937 değişikliğiyle ise laiklik başta olmak üzere Cumhuriyetin altı temel niteliği (cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, inkılapçılık) anayasa metnine girmiştir. 1924 Anayasası, tek parti döneminden çok partili hayata geçişi de (1946 sonrası) kapsayan uzun bir döneme kaynaklık etmiştir.
1961 Anayasası
27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinin ardından, Kurucu Meclis (Millî Birlik Komitesi ve Temsilciler Meclisinden oluşan) tarafından hazırlanmış ve halkoylamasıyla kabul edilmiştir. Türk anayasa tarihinde ilk kez kuvvetler ayrılığını yasama-yürütme-yargı arasında bir "işbölümü ve işbirliği" biçiminde açıkça benimsemiş, yazılı ve sert bir anayasa niteliği taşımıştır. Başlıca yenilikleri: Anayasa Mahkemesinin ilk kez kurulması, iki meclisli (bikameral) yasama yapısı (Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu birlikte TBMM'yi oluşturur), temel hak ve özgürlüklerin ayrıntılı biçimde güvence altına alınması, sosyal devlet ilkesinin benimsenmesi, üniversite ve TRT özerkliği, Devlet Planlama Teşkilatının kurulmasıdır. 1971-1973 döneminde (12 Mart Muhtırası sonrası) yapılan değişikliklerle temel hak ve özgürlükler alanında sınırlamalar artırılmış, yürütme güçlendirilmiştir.
1982 Anayasası
12 Eylül 1980 askerî müdahalesinin ardından, Millî Güvenlik Konseyi ve onun oluşturduğu Danışma Meclisi tarafından hazırlanmış, 7 Kasım 1982'de halkoylamasıyla kabul edilmiştir. İlk hâliyle, 1961 Anayasasına kıyasla devlet otoritesini güçlendiren, temel hak ve özgürlükler bakımından daha sınırlayıcı hükümler içeren bir metin olarak yürürlüğe girmiştir. Tek meclisli (Cumhuriyet Senatosu kaldırılmış) bir yasama yapısı benimsemiştir. 1982 Anayasası, kabulünden bugüne çok sayıda önemli değişikliğe uğramıştır; başlıcaları:
2007 değişikliği
Cumhurbaşkanının TBMM yerine halk tarafından doğrudan seçilmesi, görev süresinin 5 yıla indirilmesi (üst üste iki dönem seçilebilme).
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Türk anayasa tarihinde, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinin ilk kez açıkça yer aldığı metin hangisidir?
Türk anayasa tarihinde Anayasa Mahkemesi ilk kez hangi anayasa ile kurulmuştur ve bu, hangi ihtiyaçtan doğmuştur?
1921 Anayasası ile 1924 Anayasası arasındaki temel farklardan biri aşağıdaki gibi ifade edilebilir mi: "1921 Anayasası çok ayrıntılı ve kapsamlı bir metin iken, 1924 Anayasası çok kısa ve geçici niteliktedir."
1982 Anayasası'nda Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun getirilmesi hangi değişikliklerle olmuştur?
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.