Öğretmen odası
Kuramı, kuramcısını ve sınıftaki örneğini birlikte düşün.
6 bölüm · ~11 dk · 10 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Oyun, erken çocukluk döneminde çocuğun bilişsel, dilsel, sosyal-duygusal ve motor gelişimini destekleyen en doğal öğrenme aracıdır. ÖABT Okul Öncesi alan sınavında bu konu, oyunun tanımı, işlevleri ve başlıca oyun kuramları (Piaget, Parten, Vygotsky, Smilansky) üzerinden sorulur. Oyun; içsel güdülenmeyle yapılan, kurallara esnek biçimde uyulan, süreç odaklı, gerçek yaşamdan bağımsız ama gerçek yaşamı temsil eden, haz veren ve etkin katılım gerektiren bir etkinliktir. Kuramcılar oyunu farklı boyutlarıyla ele almıştır: Piaget oyunu bilişsel gelişim evreleriyle ilişkilendirmiş, alıştırma oyunu, sembolik oyun ve kurallı oyun ayrımını yapmıştır. Parten oyunu sosyal katılım düzeyine göre sınıflandırmış, çocukların yaşla birlikte yalnız oyundan işbirlikli oyuna doğru bir gelişim gösterdiğini ortaya koymuştur. Vygotsky, oyunu özellikle sembolik/dramatik oyun bağlamında ele almış, oyunun çocuğu yakınsal gelişim alanının bir üst noktasına taşıdığını, kuralların ve iç konuşmanın öz-düzenleme gelişiminde kritik rol oynadığını savunmuştur. Smilansky ise oyunu bilişsel karmaşıklık düzeyine göre sınıflandırmış; işlevsel oyun, yapı oyunu, dramatik oyun ve kurallı oyun kategorilerini tanımlamıştır. Bu dört kuramcının görüşleri birbirini tamamlar niteliktedir ve ÖABT'de genellikle karşılaştırmalı biçimde, kavram eşleştirme ya da senaryo temelli sorularla ölçülür.
2Temel kavramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Piaget'in Oyun Kuramı
Piaget oyunu bilişsel gelişimle iç içe ele alır ve üç evreli bir sınıflama yapar:
Alıştırma (pratik/duyu-motor) oyunu (0-2 yaş)
Bebeklik döneminde duyu-motor şemaların basit tekrarına dayanır. Bir nesneyi tekrar tekrar sallamak, sesler çıkarmak örnektir. Amaç, bir beceriyi tekrar ederek pekiştirmektir.
Parten'in Sosyal Katılım Düzeyleri
Mildred Parten, çocukların oyun sırasındaki sosyal etkileşim düzeylerini gözlemleyerek altı kategori tanımlamıştır (gelişimsel bir sıra izlediği kabul edilir, ancak her düzey sonraki yaşlarda da görülebilir):
- Meşgul olmayan (ilgisiz) davranış: Çocuk belirgin bir oyunla uğraşmaz, çevresini izler ya da amaçsızca dolaşır.
- Gözlemci (izleyici) davranış: Çocuk başkalarının oyununu izler, soru sorabilir ama katılmaz.
- Yalnız (tek başına) oyun: Çocuk yakınındaki diğer çocuklardan bağımsız, kendi başına oynar; etkileşim aramaz.
- Paralel oyun: Çocuklar yan yana, benzer materyallerle oynar ama birbirleriyle doğrudan etkileşime girmez veya oyunu birlikte yönlendirmezler.
- İlişkili (ilgileşimli) oyun: Çocuklar birbirleriyle konuşur, materyal alışverişi yapar ama ortak bir amaç ya da işbölümü yoktur.
- İşbirlikli (organize tamamlayıcı) oyun: Çocuklar ortak bir amaç etrafında rol dağılımı yaparak birlikte oynar; grup kimliği ve liderlik ilişkileri görülür.
Vygotsky'nin Oyun Kuramı
Vygotsky'ye göre oyun, özellikle sosyal-dramatik/sembolik oyun, çocuğun gelişiminde öncü bir etkinliktir; oyunda çocuğun gündelik davranışının ötesine geçtiğini, yaşından beklenenin üzerinde davranışlar sergilediğini vurgular. Oyun, yakınsal gelişim alanı (ZPD) kavramıyla doğrudan ilişkilidir; çocuk oyun içinde, tek başına yapamayacağı bilişsel ve öz-düzenleyici davranışları sergiler. Vygotsky'ye göre oyunun iki temel özelliği vardır: (a) hayali bir durum yaratma ve (b) bu hayali durumun kendi içinde örtük kurallar taşıması. Örneğin anne-baba oyununda görünürde kural yokmuş gibi görünse de çocuk, üstlendiği rolün gerektirdiği davranış kurallarına kendiliğinden uyar. Bu, çocuğun dürtüsel davranıştan kurallara dayalı, iradeli davranışa geçişini destekler. Ayrıca oyun sırasında kullanılan iç konuşma (özel konuşma), öz-düzenlemenin gelişiminde araç işlevi görür.
Smilansky'nin Bilişsel Oyun Sınıflaması
Sara Smilansky, Piaget'in çerçevesini genişleterek oyunu bilişsel karmaşıklığa göre dört kategoriye ayırmıştır:
İşlevsel (fonksiyonel) oyun
Basit, tekrarlayan kas hareketleri içerir (koşmak, nesneleri elden ele geçirmek). Piaget'in alıştırma oyununa karşılık gelir.
Oyunun gelişimsel işlevleri
Oyun; dil gelişimini, sosyal-duygusal gelişimi (empati, işbirliği, duygu düzenleme), bilişsel gelişimi (problem çözme, sembolik düşünme, dikkat), motor gelişimi ve yaratıcılığı destekler. Ayrıca oyun, çocuğun kaygılarını güvenli biçimde ifade etmesine ve gerçek yaşam deneyimlerini işlemesine olanak tanıyan bir katarsis işlevi görür.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Örnek 1: Üç yaşındaki bir çocuk, bahçede kum havuzunda diğer çocukların yanında oturup kum ile kendi başına oynamakta, yanındaki çocuklarla materyal veya söz alışverişinde bulunmamaktadır. Bu davranış Parten'in sınıflamasında paralel oyundur; çünkü çocuklar aynı mekân ve benzer materyalleri paylaşsa da aralarında doğrudan etkileşim ya da ortak amaç yoktur.
Örnek 2: Beş yaşındaki bir grup çocuk, market oyunu kurgulayarak biri kasiyer, biri müşteri, biri de tezgâhtar rolü üstlenip aralarında görev dağılımı yaparak oyunu birlikte sürdürmektedir. Bu, Parten'e göre işbirlikli oyun, Smilansky'e göre ise sosyo-dramatik oyun örneğidir; çünkü hem ortak bir amaç ve rol dağılımı hem de sembolik dönüşüm söz konusudur.
Örnek 3: Bir çocuk, elindeki muzu telefon gibi kulağına götürüp konuşur gibi yapmaktadır. Piaget'in kuramına göre bu, nesnenin işlevinin çocuğun isteğine göre yeniden biçimlendirildiği sembolik oyun örneğidir; çocuk gerçekliği kendi şemasına özümsemektedir.
Örnek 4: Bir öğretmen, oyun köşesinde çocukların doktor-hasta oyununu gözlemlerken, çocukların üstlendikleri rollerin gerektirdiği davranış kurallarına kendiliğinden uyduklarını fark eder. Bu durum Vygotsky'nin oyun kuramındaki, hayali durumun örtük kurallar içermesi ilkesini örnekler; oyun görünüşte kuralsız olsa da rol gereği kendiliğinden kurallara uyulur.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.