Harita masası
Her bilgiyi haritada bir yere, bir nedene bağla.
6 bölüm · ~12 dk · 7 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Türkiye Beşerî ve Ekonomik Coğrafyası, ülkemizin nüfus yapısı ve dağılışı, göç hareketleri, yerleşme özellikleri ile tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin bölgesel dağılımını ve bölgesel kalkınma politikalarını inceleyen konudur. ÖABT Coğrafya sınavında bu başlık, fiziki coğrafya bilgisiyle (iklim, yer şekli, su kaynakları) doğrudan ilişkilendirilerek sorulur; çünkü Türkiye'de nüfusun ve ekonomik faaliyetlerin dağılışı büyük ölçüde doğal ortam koşullarına bağlıdır. Kıyı kuşaklarında ve büyük ovalarda nüfus ve tarım yoğunlaşırken, yüksek ve engebeli iç kesimlerde nüfus seyrekleşir. Sanayi, tarihsel olarak hammadde ve pazara yakın büyük şehirlerde (İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir) yoğunlaşmış, bölgesel kalkınma politikaları (GAP gibi) ise bölgeler arası dengesizliği azaltmayı hedeflemiştir. Bu konuyu çalışırken nüfus-yerleşme-ekonomik faaliyet üçgenini birbirinden bağımsız değil, doğal ortamla ve birbiriyle ilişkili bir bütün olarak kavramak gerekir.
2Temel kavramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Nüfus özellikleri ve dağılışı
Nüfus dağılışını etkileyen faktörler: Doğal faktörler (iklim, yer şekli, toprak, su kaynakları) ile beşerî faktörler (sanayileşme, ulaşım, tarihsel-kültürel etkenler, iş imkânları) birlikte nüfus yoğunluğunu belirler. Türkiye'de kıyı kuşakları (özellikle Marmara ve Ege), büyük ovalar (Çukurova, Bursa Ovası) ve sanayi merkezleri yüksek nüfus yoğunluğuna sahipken, yüksek platolar ve dağlık iç-doğu kesimler (Doğu Anadolu'nun yüksek kesimleri) seyrek nüfusludur.
Nüfus artış hızı ve nüfus politikaları: Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfusu artırıcı politikalar izlenmiş (doğumu teşvik), zamanla sanayileşme, kentleşme ve eğitim düzeyinin artmasıyla nüfus artış hızı yavaşlamıştır. Bu süreç, demografik dönüşüm kuramıyla açıklanır: yüksek doğum-yüksek ölüm oranlarından, düşük doğum-düşük ölüm oranlarına geçiş.
Nüfus piramidi: Genç nüfus yapısına sahip toplumlarda piramit tabanı geniş, tepesi dardır (geniş tabanlı piramit); yaşlanan nüfus yapısında ise piramit daha dikdörtgene yakın bir görünüm alır. Türkiye, genç nüfustan olgun nüfus yapısına doğru geçiş sürecindedir; doğurganlık oranındaki düşüş ve ortalama yaşam süresindeki artış piramidin tabanını daraltmaktadır.
Göç hareketleri
İç göç: Türkiye'de en belirgin göç türü, kırsal alandan kente, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan Marmara, Ege ve Akdeniz'deki büyük sanayi kentlerine yönelik iç göçtür. Bu göçün temel nedenleri iş imkânı arayışı (itici faktör: kırsalda tarımsal iş gücü fazlası ve sınırlı istihdam; çekici faktör: kentlerdeki sanayi ve hizmet sektörü istihdamı), eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim, güvenlik kaygıları (belirli dönemlerde) ve iklim/doğal afet etkileridir. İç göç, göç veren bölgelerde nüfus yaşlanması ve tarımsal işgücü azalmasına, göç alan bölgelerde ise düzensiz kentleşme (çarpık kentleşme, gecekondulaşma) sorunlarına yol açmıştır.
Mevsimlik göç: Belirli tarım işlerinin (pamuk, fındık, çay hasadı gibi) yoğunlaştığı dönemlerde işçilerin geçici olarak bir bölgeden diğerine gitmesidir; kalıcı yerleşme değişikliği içermez.
Dış göç: 1960'lardan itibaren özellikle Almanya başta olmak üzere Batı Avrupa ülkelerine işçi göçü yaşanmış; bu göç hem döviz girdisi sağlamış hem de göç veren bölgelerde işgücü kaybına yol açmıştır.
Yerleşme özellikleri
Türkiye'de yerleşmeler, toplayıcı (nüfusun bir merkezde yığıldığı, örn. köy, kasaba, kent) ve dağınık (evlerin geniş bir alana yayıldığı, örn. bazı Karadeniz yerleşmeleri) yerleşme dokusu bakımından farklılık gösterir. Yerleşme dokusunu belirleyen temel etken, tarım alanlarının ve su kaynaklarının dağılışıdır: sulak ve düz arazide toplu yerleşme, engebeli ve dağınık tarım alanı olan bölgelerde (özellikle Doğu Karadeniz) dağınık yerleşme yaygındır.
Tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin bölgesel dağılımı
Tarım: Kıyı ovaları (Çukurova'da pamuk ve narenciye, Ege'de tütün ve zeytin, Karadeniz'de fındık ve çay) ile iç kesim ovaları (Konya Ovası'nda tahıl, Güneydoğu Anadolu'da GAP sonrası pamuk) bölgesel uzmanlaşmanın tipik örnekleridir. Bu dağılışın temel nedeni iklim, toprak ve su kaynağı farklarıdır; örneğin çay yalnızca bol ve düzenli yağış alan Doğu Karadeniz kıyısında, zeytin ise kışın ılık geçen Ege ve Akdeniz kıyı kuşağında yetişebilir.
Sanayi: Türkiye sanayisi tarihsel olarak Marmara Bölgesi (İstanbul, Kocaeli, Bursa) başta olmak üzere büyük şehirlerde, ulaşım ağlarının kesişim noktalarında ve limanlara yakın bölgelerde yoğunlaşmıştır. Bunun nedeni sermaye birikimi, geniş iç pazar, nitelikli işgücü ve ihracat imkânlarının bu bölgelerde bir arada bulunmasıdır. Zamanla Anadolu'nun iç kesimlerinde de (Kayseri, Gaziantep, Denizli gibi "Anadolu Kaplanları" olarak anılan kentlerde) sanayi gelişme göstermiştir; bu gelişmede devlet teşvikleri, organize sanayi bölgeleri ve yerel girişimcilik etkili olmuştur.
Hizmet sektörü: Ticaret, turizm, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi hizmet faaliyetleri özellikle büyük kentlerde ve turizm potansiyeli yüksek kıyı bölgelerinde (Akdeniz ve Ege kıyıları) yoğunlaşır. Türkiye ekonomisinde zaman içinde tarımın payı azalırken hizmet ve sanayi sektörlerinin payı artmıştır; bu durum ekonomik yapının sanayi-hizmet ağırlıklı bir yapıya dönüştüğünü gösterir.
Bölgesel kalkınma politikaları
Türkiye'de bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltmak amacıyla çeşitli bölgesel kalkınma projeleri uygulanmıştır. Bunların en kapsamlısı GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi)'tır; Fırat ve Dicle nehirleri üzerine barajlar inşa edilerek hem hidroelektrik enerji üretimi hem de sulu tarım alanlarının genişletilmesi hedeflenmiştir. Benzer biçimde DAP (Doğu Anadolu Projesi) ve KOP (Konya Ovası Projesi) da belirli bölgelerin tarımsal ve ekonomik potansiyelini artırmayı amaçlayan bölgesel kalkınma girişimleridir. Bu projelerin ortak amacı, bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltarak iç göçü sınırlamak ve bölgesel kaynakları daha verimli kullanmaktır.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Bir ülkenin kıyı ovalarında ve büyük nehir vadilerinde nüfus yoğunluğu oldukça yüksekken, yüksek ve engebeli iç kesimlerinde nüfus yoğunluğu çok düşüktür.
Kırsal bir bölgeden büyük bir sanayi kentine yönelik göçte, göç veren bölgede tarımsal işgücü fazlası ve sınırlı istihdam imkânı, göç alan bölgede ise sanayi tesislerinin yarattığı iş imkânları belirleyici olmuştur.
Bir bölgede yoğun biçimde çay tarımı yapılırken, komşu bir bölgede zeytin, başka bir bölgede ise tahıl tarımı öne çıkmaktadır.
Bir bölgede büyük nehirler üzerine barajlar inşa edilerek hem enerji üretimi artırılmış hem de kurak iklime sahip geniş ovalar sulu tarıma açılmıştır; bu sayede bölgenin tarımsal üretimi ve istihdam kapasitesi genişlemiştir.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.