puanlabs

ÖABT Tarih İlk Çağ Tarihi ve Uygarlıkları konu anlatımı

Alan Bilgisi · sınavda ortalama 3,3 soru çıkıyor

Zaman yolculuğu

Olayları sıraya diz, nedenini ve sonucunu birlikte hatırla.

6 bölüm · ~11 dk · 7 etkileşim

Hadi başlayalım! Bu konu 6 bölüm, yaklaşık 11 dakika. Arada sana küçük sorular soracağım.

1Konu özeti

İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.

İlk Çağ, yazının icadıyla (Sümerlerde MÖ yaklaşık 3200) başlayıp Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışına (MS 476) kadar süren, insanlık tarihinin devlet, hukuk, yazı, din ve sanat alanlarındaki temel kurumlarının şekillendiği dönemdir. Bu dönemde Mezopotamya, Mısır, Anadolu, Ege (Yunan) ve Roma’da birbirinden bağımsız fakat zaman zaman etkileşim hâlinde uygarlıklar gelişmiştir. ÖABT Tarih sınavında bu uygarlıkların siyasi teşkilatlanmaları, yazı sistemleri, hukuk anlayışları ve birbirlerine olan katkıları sıkça karşılaştırmalı biçimde sorulur. Bu bölümde Mezopotamya uygarlıkları, Mısır uygarlığı, Anadolu uygarlıkları (Hitit, Frig, Lidya), Yunan (Ege) uygarlığı ve Roma uygarlığı ele alınacaktır.

2Temel kavramlar

Önemli yerleri altını çizer gibi oku.

Mezopotamya uygarlıkları

Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan Mezopotamya, tarımın ve şehir devletlerinin ilk geliştiği bölgelerden biridir. Sümerler, MÖ 3200 civarında çivi yazısını icat ederek tarihi çağları başlatmışlardır; site adı verilen bağımsız şehir devletlerinde (Ur, Uruk, Lagaş, Kiş) yaşamışlar, ziggurat denen tapınak-gözlemevi niteliğindeki yapılar inşa etmişler ve Gılgamış Destanı gibi ilk yazılı edebî eserleri üretmişlerdir. Akadlar, Sami kökenli bir topluluk olarak Sargon önderliğinde Sümer site devletlerini birleştirip tarihin bilinen ilk büyük imparatorluğunu kurmuşlardır. Babil Devleti’nde Kral Hammurabi, “kısasa kısas” ilkesine dayalı, günümüze taş stel üzerinde ulaşan Hammurabi Kanunları’nı hazırlatmıştır; bu kanunlar bilinen ilk yazılı ve sistemli hukuk metni olarak kabul edilir. Asurlular ise askerî güçlerinin yanı sıra Anadolu’da Kayseri yakınlarındaki Kültepe (Kaniş) başta olmak üzere kurdukları ticaret kolonileriyle tanınır; bu kolonicilik faaliyetleri Anadolu’ya yazının (çivi yazısı) girişini sağlamış ve Anadolu’yu tarihî çağlara taşımıştır.

Mısır uygarlığı

Mısır uygarlığı, Nil Nehri’nin düzenli taşkınlarının sağladığı verimli toprak üzerinde, çevresinin çöllerle çevrili olması sayesinde dış saldırılardan büyük ölçüde korunarak gelişmiştir. Bu coğrafi kapalılık, Mısır’da dinî inanışların ve siyasi düzenin uzun süre değişmeden sürmesini sağlamıştır. Devletin başında “firavun” unvanıyla anılan, aynı zamanda tanrının yeryüzündeki temsilcisi sayılan mutlak hükümdarlar bulunurdu; bu teokratik-monarşik yapı Mısır’ı güçlü bir merkeziyetçi devlet hâline getirmiştir. Mısırlılar hiyeroglif adı verilen resim yazısını geliştirmiş, bunu papirüs denen bitkiden üretilen bir tür kâğıda yazmışlardır. Ölümden sonraki yaşama inandıkları için cesetleri mumyalamışlar ve firavunlar için piramitler inşa etmişlerdir. Nil taşkınlarının zamanını belirleyebilmek amacıyla güneş yılı esasına dayalı, 365 günlük ilk takvimlerden birini oluşturmuşlardır. Geometri ve tıp alanında da ileri seviyeye ulaşan Mısırlılar, Menes önderliğinde Yukarı ve Aşağı Mısır’ın birleştirilmesiyle güçlü bir merkezî devlet kurmuşlardır.

Anadolu uygarlıkları: Hitit, Frig, Lidya

Hititler, başkentleri Hattuşa (bugünkü Boğazköy) olmak üzere Orta Anadolu’da güçlü bir devlet kurmuşlardır. Anitta Anadolu’da siyasi birliğe öncülük etmiş, I. Murşili döneminde Babil seferiyle Babil Devleti’ne son verilmiştir. Hitit tarihinin en bilinen olayı, MÖ 1274’te Mısır Firavunu II. Ramses ile Hitit Kralı III. Muvattalli arasında yapılan Kadeş Savaşı’dır; bu savaşın ardından imzalanan Kadeş Antlaşması, günümüze ulaşan bilgilerle tarihte bilinen ilk yazılı ve maddeleri belli antlaşma olarak kabul edilir. Hititler ayrıca “anal” adı verilen, olayları tarafsız ve gerçekçi biçimde yıllara göre kaydeden yıllıklarıyla tarih yazıcılığına önemli bir katkı sunmuşlar, bu yönleriyle “ilk tarih yazıcıları” arasında sayılmışlardır. Devlet yönetiminde kralın yetkilerini kısmen sınırlayan Pankuş adlı bir meclis bulunması da Hitit siyasi yapısının dikkat çeken bir özelliğidir.

Frigler, başkentleri Gordion olan, Anadolu’nun iç kesimlerinde tarım ve hayvancılığa dayalı bir ekonomiye sahip bir uygarlık kurmuşlardır. Kral Midas dönemiyle özdeşleşen Frigler, tarım araçlarındaki gelişmişlikleri ve Kibele (ana tanrıça) kültüyle tanınır; ahşap işçiliği ve dokumacılıkta da ileri bir seviyeye ulaşmışlardır.

Lidyalılar, başkentleri Sart (Sardes) olmak üzere Batı Anadolu’da ticarete dayalı bir uygarlık kurmuşlardır. Dünya tarihinde ilk kez parayı (sikkeyi) bastıkları kabul edilir; bu buluş, takas ekonomisinden para ekonomisine geçişi hızlandırmış ve ticareti kolaylaştırmıştır. Sart’tan başlayıp Pers başkenti Sus’a kadar uzanan Kral Yolu, Lidyalılar döneminde önemini artırmış, Anadolu ile Mezopotamya arasındaki ticareti canlandırmıştır.

Yunan (Ege) uygarlığı

Yunan uygarlığı, dağlık coğrafyanın siyasi birliği güçleştirmesi sonucunda “polis” adı verilen bağımsız site (şehir devleti) yönetimleri şeklinde teşkilatlanmıştır. Bu site devletleri içinde Atina, demokrasiye giden süreçte meclis ve yurttaşlık haklarının geliştiği bir yönetim modeliyle öne çıkarken, Sparta katı bir askerî disipline dayalı oligarşik bir yönetim sergilemiştir. Pers İmparatorluğu’nun Yunan site devletlerine yönelik seferleri sırasında yaşanan Pers Savaşları’nda (MÖ 490 Maraton Savaşı gibi) Yunan site devletleri birlik olmuş ve Persleri geri püskürtmüştür. Bu zaferin ardından Atina önderliğinde kurulan Attika Deniz Birliği, Ege’de Atina’nın etkisini artırmış; ancak Atina ile Sparta arasındaki rekabet Peloponnes Savaşları’na yol açmış, bu savaşlar site devletlerini zayıflatmıştır. Makedonya Kralı Büyük İskender’in fetihleriyle Yunan (Helen) kültürü Mısır’dan Hindistan sınırlarına kadar yayılmış, Doğu ve Batı kültürlerinin kaynaşmasıyla Helenistik uygarlık ortaya çıkmıştır.

Roma uygarlığı

Roma tarihi Krallık, Cumhuriyet ve İmparatorluk olmak üzere üç döneme ayrılır. Cumhuriyet döneminde hazırlanan On İki Levha Kanunları, Roma hukukunun ilk yazılı metni olup halkın hukuk önünde bilgi sahibi olmasını sağlamış, sonraki Avrupa hukuk sistemlerinin temelini oluşturmuştur. Senato, Cumhuriyet döneminde soylu sınıfın (patriciler) çıkarlarını temsil eden en etkili organ olmuştur. İmparatorluk döneminde sınırlarını Britanya’dan Mezopotamya’ya kadar genişleten Roma, MS 395’te İmparator I. Theodosius’un ölümü üzerine Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu olarak ikiye ayrılmıştır. MS 476’da Batı Roma İmparatorluğu’nun Germen kavimlerinin baskısıyla yıkılması, genel kabul gören tarih yazımında İlk Çağ’ın kapanışı ve Orta Çağ’ın başlangıcı olarak nitelendirilir.

3Çözümlü örnekler

Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.

Örnek 1

Kısasa kısas ilkesine dayanan ve bilinen ilk yazılı, sistemli hukuk metni olarak kabul edilen kanunlar hangi hükümdar tarafından hazırlatılmıştır?

Örnek 2

MÖ 1274 yılında Mısır ile Hitit devletleri arasında yaşanan ve sonrasında imzalanan antlaşmasıyla bilinen savaş hangisidir?

Örnek 3

Takas ekonomisinden para ekonomisine geçişte belirleyici rol oynayan ve tarihte ilk kez sikke bastığı kabul edilen Anadolu uygarlığı hangisidir?

Örnek 4

Roma tarihinde MS 395 yılında yaşanan ve devletin ikiye bölünmesiyle sonuçlanan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

4Sık yapılan hatalar

Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.

5Sınavda nasıl soruluyor

Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.

6Kısa tekrar

Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.