puanlabs

ÖABT Tarih Tarih Bilimi ve Yöntemi konu anlatımı

Alan Bilgisi · sınavda ortalama 1,3 soru çıkıyor

Zaman yolculuğu

Olayları sıraya diz, nedenini ve sonucunu birlikte hatırla.

6 bölüm · ~11 dk · 7 etkileşim

Hadi başlayalım! Bu konu 6 bölüm, yaklaşık 11 dakika. Arada sana küçük sorular soracağım.

1Konu özeti

İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.

Tarih; geçmişte yaşanmış olayları yer ve zaman göstererek, sebep-sonuç ilişkisi içinde, belgelere dayanarak inceleyen, olayları değerlendirirken toplumların siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını da göz önünde bulunduran bir bilim dalıdır. Bu tanım, ÖABT Tarih alanının en temel çıkış noktasıdır; çünkü tarihin bilim olma niteliği, yöntemi ve diğer disiplinlerle ilişkisi, sınavda hem doğrudan sorularla hem de diğer konuların giriş kısımlarında dolaylı olarak karşımıza çıkar. Tarih biliminin özellikleri arasında geçmişle ilgilenmesi, olayları yer ve zaman belirterek anlatması, neden-sonuç ilişkisi kurması, kanıta ve belgeye dayanması, deney ve gözleme kapalı olması (olaylar tekrarlanamaz, laboratuvar ortamında yeniden üretilemez) ve bu yüzden diğer pozitif bilimlere göre daha fazla öznellik unsuru taşıyabilmesi sayılır. Tarihçi, elindeki kaynakları tenkit ederek, yani sorgulayarak ve doğrulayarak bir senteze ulaşır; bu süreç tarih metodolojisinin özünü oluşturur.

Tarih biliminin bağımsız bir disiplin olarak gelişmesi, kaynakların sınıflandırılması, yardımcı bilimlerin kullanılması ve tarih yazıcılığı (historiyografi) geleneklerinin oluşmasıyla mümkün olmuştur. Bu bölümde tarihin tanımı ve özellikleri, kaynak türleri, tarihe yardımcı bilimler, tarih yazıcılığının gelişim evreleri ve dönemlendirme (periyodizasyon) esasları ele alınacaktır.

2Temel kavramlar

Önemli yerleri altını çizer gibi oku.

Tarihin tanımı, konusu ve yöntemi

Tarihin konusu insan topluluklarının geçmişteki her türlü faaliyetidir; siyasi olaylar kadar sosyal, ekonomik, dinî ve kültürel değişimler de tarihin ilgi alanına girer. Tarihçi, incelediği olayı kendi çağının şartlarından bağımsız olarak, olayın yaşandığı dönemin şartları içinde değerlendirmek zorundadır; buna tarihîlik (dönemine göre değerlendirme) ilkesi denir. Yöntem açısından tarihçi üç temel işlem yapar: kaynakların toplanması (heuristik/derleme), kaynakların tenkidi (dış tenkit ve iç tenkit) ve elde edilen bilgilerin sentezlenerek yorumlanması.

Dış tenkit, belgenin fiziksel özelliklerinin (kağıt, mürekkep, yazı türü, mühür) incelenerek gerçek olup olmadığının, yani sahteciliğin tespit edilmesidir. İç tenkit ise belge gerçek kabul edildikten sonra içeriğindeki bilgilerin doğruluğunun, yazarın tarafgirliğinin ve dönemin diğer kaynaklarıyla tutarlılığının sorgulanmasıdır. Bu iki aşama olmadan hiçbir kaynak doğrudan gerçeklik olarak kabul edilemez; bu nedenle tarih, kaynak temelli fakat aynı zamanda eleştirel bir bilimdir.

Kaynak türleri: Birincil ve ikincil kaynaklar

Tarihî kaynaklar, olayla olan zamansal yakınlıklarına göre birincil (asıl) ve ikincil (tali) kaynaklar olarak ikiye ayrılır. Birincil kaynaklar, incelenen olayın yaşandığı dönemde veya olaya çok yakın bir zamanda, olayın doğrudan tanığı ya da katılımcısı tarafından üretilmiş belgelerdir: fermanlar, beratlar, kitabeler (yazıtlar), arkeolojik buluntular, paralar (sikkeler), resmî yazışmalar, tapu kayıtları, mahkeme sicilleri (şer'iyye sicilleri), günlükler ve o döneme ait eserler bu gruba girer. İkincil kaynaklar ise olaydan sonra, genellikle birincil kaynaklar kullanılarak üretilmiş araştırma eserleridir: tarih kitapları, akademik makaleler, ansiklopediler, ders kitapları. Sınavda birincil kaynağın “olayla çağdaş/dönemin tanığı” olması, ikincil kaynağın ise “yorum ve değerlendirme içeren sonraki dönem eseri” olması ayrımı sıkça vurgulanır. Ayrıca kaynaklar yazılı (kitabeler, arşiv belgeleri, kitaplar) ve yazısız (arkeolojik buluntular, sözlü gelenek, sanat eserleri) olarak da sınıflandırılır.

Tarihe yardımcı bilimler

Tarihçi, olayları tam ve doğru biçimde değerlendirebilmek için birçok yardımcı bilim dalından faydalanır. Coğrafya, olayların geçtiği mekânı ve doğal şartların insan faaliyetlerine etkisini inceler. Arkeoloji, yazılı belgelerin yetersiz kaldığı dönemlerde toprak altındaki kalıntılar yoluyla bilgi sağlar. Kronoloji, olayları zaman sırasına göre dizer ve takvim sistemlerini inceler. Paleografya, eski yazıların okunmasını; epigrafi, taş ve metal üzerine kazınmış yazıtların (kitabelerin) incelenmesini; diplomatik, resmî belgelerin (ferman, berat gibi) biçim ve içerik özelliklerini; nümizmatik ise eski paraların incelenmesini konu edinir. Bunlara ek olarak antropoloji (insan ırkları ve fiziki özellikleri), etnografya (halkların örf, âdet ve yaşayışları), filoloji (dil bilimi) ve sosyoloji de tarihe katkı sağlayan disiplinlerdir.

Tarih yazıcılığı (historiyografi) yaklaşımları

Tarih yazıcılığının ilk örnekleri Antik Yunan’da ortaya çıkmıştır. Herodot, olayları hikâye eder gibi, çoğu zaman efsanelerle karıştırarak anlattığı için “hikâyeci tarihçiliğin” öncüsü sayılır ve bu sebeple “tarihin babası” unvanıyla anılır. Thukydides ise Peloponnes Savaşları’nı anlatırken olayların sebep-sonuç ilişkisini araştırmış, kanıta dayalı ve öğretici (pragmatik) bir yaklaşım benimsemiş, bu yönüyle “bilimsel tarihçiliğin öncüsü” kabul edilmiştir. Ortaçağ’da tarih yazıcılığı büyük ölçüde dinî bir çerçevede, ilahi takdirin (providence) bir yansıması olarak ele alınmıştır. 19. yüzyılda Alman tarihçi Leopold von Ranke, “olayları olduğu gibi anlatmak” ilkesiyle belgeye dayalı, tarafsız ve bilimsel tarihçiliğin temellerini atmıştır; bu yaklaşıma pozitivist/olaycı tarihçilik de denir. 20. yüzyılda Fransa’da Marc Bloch ve Lucien Febvre’in öncülüğünde ortaya çıkan Annales Okulu ise salt siyasi olaylar yerine toplumların uzun süreli ekonomik, sosyal ve zihniyet yapılarını (Fernand Braudel’in “uzun süre” kavramı) merkeze alan sosyal tarihçilik anlayışını geliştirmiştir.

Dönemlendirme (periyodizasyon)

Tarih, yazının bulunuşuyla (Sümerlerde MÖ yaklaşık 3200) başlayan Tarihî Çağlar ve öncesindeki Tarih Öncesi Çağlar (Prehistorya) olmak üzere ikiye ayrılır. Tarih öncesi dönem kullanılan araç-gereçlere göre Taş Devri (Yontma Taş/Paleolitik, Orta Taş/Mezolitik, Cilalı Taş/Neolitik) ve Maden Devri (Bakır/Kalkolitik, Tunç/Bronz, Demir) olarak alt evrelere ayrılır. Yazının icadından günümüze kadar geçen süre ise İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ şeklinde dört büyük döneme ayrılmıştır; bu dönemler arasındaki sınırlar genellikle Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı (MS 476), İstanbul’un fethi (1453) ve Fransız İhtilali (1789) gibi dünya tarihini derinden etkileyen kırılma noktalarıyla belirlenmiştir.

3Çözümlü örnekler

Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.

Örnek 1

Bir tarihçinin incelediği bir Osmanlı fermanının önce kağıdının, mürekkebinin ve tuğrasının döneme uygun olup olmadığını incelemesi, tarih araştırma yönteminin hangi aşamasına örnektir?

Örnek 2

Kadeş Antlaşması’nın günümüze ulaşan kil tablet nüshası ile bu antlaşmayı yüzyıllar sonra yorumlayan bir akademik makale karşılaştırıldığında, aralarındaki temel fark nedir?

Örnek 3

Bir araştırmacının, bir bölgedeki eski bir yerleşim yerinin toprak altında kalan kalıntılarını kazı yaparak ortaya çıkarması, hangi yardımcı bilimin çalışma alanına girer?

Örnek 4

“Olayları olduğu gibi anlatmak” ilkesini benimseyerek belgeye dayalı, tarafsız tarih yazıcılığının kurucusu kabul edilen tarihçi kimdir?

4Sık yapılan hatalar

Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.

5Sınavda nasıl soruluyor

Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.

6Kısa tekrar

Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.