Düşünce kulübü
Soruyu sor, düşünürün cevabını bul, kavramla eşleştir.
6 bölüm · ~8 dk · 3 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Sosyal psikoloji, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarının başka insanların gerçek, hayal edilen ya da ima edilen varlığından nasıl etkilendiğini inceleyen bir bilim dalıdır (Gordon Allport'un klasik tanımı). ÖABT Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanında bu konu; tutumların yapısı ve nasıl değiştiği, sosyal etkinin farklı biçimleri olan uyma, itaat ve boyun eğme, davranışların nedenlerine ilişkin yapılan atıf (yükleme) süreçleri ve önyargı-ayrımcılık dinamikleri etrafında sorulur. Bu dört başlık birbiriyle yakından ilişkilidir: bir tutumun oluşumu ve değişimi, sosyal etki süreçleriyle (ikna, uyma) şekillenir; insanların birbirlerinin davranışlarına yükledikleri nedenler (atıflar), önyargı ve ayrımcılığın sürmesinde kritik bir rol oynar. Sınavda genellikle kısa bir günlük yaşam senaryosu (vinyet) verilerek bu senaryonun hangi sosyal psikolojik kavrama karşılık geldiği sorulur; bu nedenle kavramların yalnızca tanımını değil, birbirinden ayırt edici özelliklerini de bilmek gerekir. Özellikle Asch'in uyma deneyi, Milgram'ın itaat deneyi, Festinger'in bilişsel çelişki kuramı, Kelley'nin kovaryasyon modeli, temel atıf hatası, kendini kayırma yanlılığı, Tajfel'in sosyal kimlik kuramı ve Allport'un temas hipotezi sınavda en sık karşılaşılan kuramsal çerçevelerdir.
2Temel kavramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Tutumlar: Yapısı ve Değişimi
Tutum, bir nesneye, kişiye ya da olaya karşı öğrenilmiş, nispeten kalıcı olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme eğilimidir. Klasik ABC modeline göre tutum üç bileşenden oluşur: bilişsel bileşen (nesneye ilişkin inanç ve bilgiler), duygusal (duyuşsal) bileşen (nesneye karşı hissedilen duygular) ve davranışsal bileşen (nesneye yönelik eylem eğilimi). Tutum değişiminde en çok bilinen kuramlardan biri Festinger'in bilişsel çelişki (dissonans) kuramıdır: Birey, birbiriyle tutarsız iki biliş (örneğin bir inanç ile bir davranış) taşıdığında rahatsızlık duyar ve bu rahatsızlığı azaltmak için ya davranışını ya da inancını değiştirir ya da yeni bir gerekçe (rasyonalizasyon) üretir. İkna ve tutum değişimi konusunda Hovland'ın Yale İkna Modeli, süreci kaynak, mesaj, kanal ve alıcı özellikleri etrafında ele alırken; Petty ve Cacioppo'nun İşlenirlik Olasılığı Modeli (Elaboration Likelihood Model), ikna edici mesajların iki farklı yoldan işlenebileceğini öne sürer: merkezi (central) yolda birey mesajın içeriğini dikkatle değerlendirir, çevresel (peripheral) yolda ise kaynak çekiciliği, ünlü kullanımı gibi yüzeysel ipuçları belirleyici olur.
Sosyal Etki: Uyma, İtaat ve Boyun Eğme
Sosyal etki üç temel biçimde incelenir. Uyma (konformite), bireyin davranışını ya da görüşünü grup normuna uydurmasıdır; Asch'in çizgi uzunluğu deneyi, katılımcıların açıkça yanlış olduğunu bildikleri bir cevaba grup baskısıyla katılabildiklerini göstermiştir. İtaat, meşru görülen bir otoritenin doğrudan emrine uyulmasıdır; Milgram'ın deneyi, sıradan bireylerin bir otorite figürünün talimatıyla başkasına zarar verebilecek düzeyde davranışlar sergileyebildiğini ortaya koymuştur. Boyun eğme (compliance), doğrudan bir talep karşısında isteğe uyulmasıdır ve genellikle belirli ikna tekniklerine dayanır: ayak-kapıya-sıkıştırma tekniğinde önce küçük bir istek kabul ettirilir, ardından daha büyük istek sunulur; kapıyı-yüze-çarpma tekniğinde ise önce büyük ve reddedilecek bir istek sunulur, ardından asıl istenen daha küçük istek karşılıklılık normu sayesinde daha kolay kabul edilir.
Atıf (Yükleme) Kuramları
Atıf kuramları, insanların kendi ve başkalarının davranışlarının nedenlerini nasıl açıkladığını inceler. Heider'in "naif psikoloji" yaklaşımından yola çıkan Kelley'nin kovaryasyon modeli, bir davranışın içsel mi (kişiye özgü) yoksa dışsal mi (duruma özgü) bir nedene atfedileceğini uzlaşım (consensus), ayırt edicilik (distinctiveness) ve tutarlılık (consistency) bilgilerinin birlikte değerlendirilmesiyle açıklar. Jones ve Davis'in karşıt çıkarım kuramına göre bir davranıştan kişinin kalıcı bir özelliğine güvenilir bir çıkarım yapılabilmesi için davranışın özgür iradeyle seçilmiş olması ve toplumsal beklentiden sapan, ayırt edici sonuçlar doğurması gerekir. Temel atıf hatası, başkalarının davranışlarını içsel (kişilik) nedenlere, kendi davranışlarımızı ise durumsal nedenlere bağlama eğilimidir; bununla yakından ilişkili aktör-gözlemci yanlılığı, kişinin kendi davranışını duruma, başkasının aynı davranışını ise kişiliğe atfetme eğilimini; kendini kayırma yanlılığı ise başarıları içe, başarısızlıkları dışa atfederek benlik saygısını koruma eğilimini ifade eder.
Önyargı, Kalıp Yargı ve Ayrımcılık
Bir gruba yönelik basmakalıp inançlar kalıp yargı (stereotip) olarak, bu inançlara eşlik eden olumsuz duygular önyargı olarak, bu tutumların davranışa yansıması ise ayrımcılık olarak adlandırılır. Sherif'in Robbers Cave (Hırsızlar Mağarası) araştırması, gruplar arası düşmanlığın sınırlı kaynaklar için rekabetten doğduğunu ve ortak bir üst amacın (superordinate goal) bu düşmanlığı azaltabileceğini göstererek gerçekçi çatışma kuramının temelini oluşturmuştur. Tajfel'in sosyal kimlik kuramı, bireylerin salt bir gruba kategorize edilmelerinin bile, benlik saygısını olumlu tutma ihtiyacı nedeniyle iç grup kayırmacılığına yol açtığını göstermiştir. Allport'un temas hipotezine göre gruplar arası temas ancak eşit statü, ortak amaçlar, iş birliği ve kurumsal destek koşulları altında önyargıyı azaltıcı bir etki yaratır. Pettigrew'in tanımladığı nihai atıf hatası, dış grup üyelerinin olumsuz davranışlarının kalıcı grup özelliğine, olumlu davranışlarının ise şansa bağlanmasıyla önyargının nasıl sürdürüldüğünü açıklar.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Örnek 1: Bir kişi sigara içtiği hâlde sigaranın zararlı olduğunu bilmekte ve bu tutarsızlığı azaltmak için "zaten dedem sigara içip uzun yaşadı" şeklinde bir gerekçe üretmektedir. Çözüm: Bu durum, tutarsız bilişler arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik bir gerekçelendirme olduğu için Festinger'in bilişsel çelişki kuramıyla açıklanır.
Örnek 2: Bir öğretmen, öğrencisinin sınav başarısızlığını "tembel biri" olmasına bağlarken kendi sınıfının başarısızlığını "sınav çok zordu" diyerek açıklamaktadır. Çözüm: Başkasının davranışını içsel, kendi davranışını dışsal nedene bağlama örüntüsü temel atıf hatasının (ve aktör-gözlemci yanlılığının) tipik bir görünümüdür.
Örnek 3: Bir satıcı önce küçük bir istekte (broşürü okuma) bulunup kabul aldıktan sonra daha büyük bir istekte (satın alma) bulunmaktadır. Çözüm: Küçük bir isteğin kabulünün ardından daha büyük isteğin sunulması ayak-kapıya-sıkıştırma tekniğine örnektir; kişi ilk isteği kabul ederek kendini tutarlı görme eğilimi taşır.
Örnek 4: Sherif'in araştırmasında, iki grup arasındaki kaynak rekabeti düşmanlığı artırırken ortak bir üst amaç bu düşmanlığı azaltmıştır. Çözüm: Bu bulgu, gruplar arası çatışmanın sınırlı kaynaklar için rekabetten kaynaklandığını savunan gerçekçi çatışma kuramını destekler.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.