Edebiyat salonu
Dönemi, yazarı ve eseri bir hikâye gibi birbirine bağla.
6 bölüm · ~9 dk · 3 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Divan (Eski Türk) edebiyatında nazım şekli, bir şiirin kafiye düzenine ve beyit/bent sayısına göre aldığı biçimsel çerçeveyi; nazım türü ise şiirin konusuna göre aldığı adı (methiye, mersiye, hicviye, na't vb.) ifade eder. ÖABT Türk Dili ve Edebiyatı alanında bu konu, aruz veznine bağlı olarak şekillenen gazel, kaside, mesnevi, rubai, tuyuğ gibi nazım şekillerinin kafiye düzenlerinin, beyit sayılarının ve yapısal bölümlerinin (kasidede nesib/teşbib, girizgâh, methiye, tegazzül, fahriye, dua bölümleri gibi) kesin biçimde bilinmesini gerektirir. Sınav sorularında sıklıkla belirli bir nazım şeklinin kafiye şeması (aa xa xa xa...) verilerek şeklin adının bulunması ya da bir nazım şeklinin en çok hangi konularda kullanıldığının tespiti istenir.
2Temel kavramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Aruz vezni ve kafiye üzerine temel bilgiler
Divan şiiri, Arap-Fars edebiyatından alınan aruz veznine (açık ve kapalı hecelerin belirli kalıplar hâlinde dizilişine) dayanır. Beyit, iki dizeden oluşan ve kendi içinde anlamca bütünlük taşıyabilen nazım birimidir. Kafiye, dize sonlarındaki ses benzerliğidir; kafiyeden sonra tekrarlanan aynı ek ya da sözcüğe redif denir.
Beyitlerle kurulan nazım şekilleri
Gazel: Genellikle 5-15 beyitten oluşan, aa xa xa xa... şeklinde kafiyelenen, aşk, sevgili, şarap, ayrılık gibi lirik temaları işleyen nazım şeklidir. İlk beytine matla, kafiye şartını taşımayan ortadaki beytine beyt-ül gazel ya da en güzel beytine bu ad bazen özel olarak verilir, son beytine makta denir; şairin mahlasının geçtiği beyte taç beyit de denir. Konusu aşk ve sevgiliyse âşıkane gazel, tasavvufi ise âşıkane-arifane, rintlik ve dünya zevkini işlerse rindane, hikemi (özdeyiş niteliğinde) söyleyişse hakîmane gazel olarak adlandırılır.
Kaside: Genellikle 33-99 beyit arasında değişen, aa xa xa xa... kafiye düzenine sahip, bir kişiyi (padişah, vezir, devlet büyüğü) övmek amacıyla yazılan uzun nazım şeklidir. Klasik kasidenin bölümleri şöyledir: nesib (teşbib) – doğa, mevsim, bir varlık tasviriyle başlayan giriş bölümü; girizgâh – asıl konuya geçiş beyti; methiye – asıl övgü bölümü; tegazzül – kaside içine yerleştirilen gazel benzeri lirik bölüm (her kasidede bulunmaz); fahriye – şairin kendini övdüğü bölüm; dua – kasidenin övülen kişi için dua ile bittiği son bölüm. Kasideler konularına göre na't (Hz. Muhammed övgüsü), methiye (devlet büyüğü övgüsü), mersiye (bir kişinin ölümü üzerine yazılan ağıt; kaside biçiminde olabileceği gibi başka şekillerle de yazılabilir) gibi türlere ayrılır. Kasidenin en güzel beytine beyt-ül kasîd, kaside redifinin veya rediften önceki sözcüğün adı olan başlığına ise tacü'l-kaside denir.
Mesnevi: Her beytin kendi içinde ayrı kafiyelendiği (aa bb cc dd...) uzun soluklu nazım şeklidir; kafiye kısıtlaması diğer şekillere göre en gevşek olanıdır, bu nedenle uzun aşk, macera, öğretici ve dinî-tasavvufi hikâyeler mesnevi biçiminde yazılmıştır. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'u, Şeyh Galib'in Hüsn ü Aşk'ı, Mevlânâ'nın Farsça Mesnevî'si bu türün başlıca örnekleridir. Divan edebiyatında beş mesneviden oluşan takım eserlere hamse denir (Ali Şir Nevâî'nin hamsesi gibi).
Kıt'a: Matla beyti bulunmayan (yani ilk beytin dizeleri kendi arasında kafiyeli olmayan), en az iki beyitten oluşan, xa xa xa... şeklinde kafiyelenen, genellikle hikemi ya da tarih düşürme amacıyla yazılan nazım şeklidir.
Dörtlükle kurulan nazım şekilleri
Rubai: Tek başına bir düşünceyi tamamlayan, aaxa (bazen aaaa) şeklinde kafiyelenen, yalnızca kendine özgü rubai vezinleriyle (aruzun ahreb ve ahrem kalıplarıyla) yazılan dört dizelik nazım şeklidir; felsefi ve hikemi konuları özlü biçimde işler. Ömer Hayyam Fars edebiyatında, Türk edebiyatında ise özellikle Yahya Kemal Beyatlı bu türle özdeşleşmiştir.
Tuyuğ: Rubaiye benzeyen, ancak yalnızca Türk edebiyatına özgü olan, aaxa kafiye düzenli, aruzun "fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbıyla yazılan dörtlüktür; Kadı Burhaneddin ve Ali Şir Nevâî tuyuğ türünün önemli temsilcileridir.
Bentlerle kurulan nazım şekilleri (musammatlar)
Birden fazla bendin bir araya gelmesiyle oluşan nazım şekillerine musammat denir. Murabba: Dört dizelik bentlerden, genellikle 4-7 bent arasında oluşan, aaaa bbba ccca... şeklinde kafiyelenen nazım şeklidir. Şarkı: Musiki ile birlikte söylenmek üzere yazılan, genellikle dört dizelik bentlerden oluşan, üçüncü dizesi nakarat niteliği taşıyan, murabbaya benzer bir şekildir; Nedim bu türün en önemli ismi kabul edilir. Muhammes: Beş dizelik bentlerden oluşan musammattır. Terkib-i bent: Kendi içinde kafiyeli bentlerden (genellikle terci-i bentle aynı yapıda) oluşan, bentler arasında değişen bir bağlantı beytiyle (vasıta beyti) birbirine bağlanan, felsefi ve içtimai konuları işleyen uzun nazım şeklidir; Ziya Paşa'nın Terkib-i Bend'i ünlüdür. Terci-i bent: Terkib-i bentle aynı yapıya sahip olmakla birlikte bentler arasındaki vasıta beyti değişmeden tekrarlanır.
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Örnek 1: Bir şiirin kafiye düzeni aa xa xa xa xa biçiminde olup toplam yedi beyitten oluşmakta ve aşk, ayrılık, sevgili temalarını işlemektedir; bu şiir hangi nazım şeklindedir? aa xa xa... kafiye düzeni ve 5-15 beyit aralığında bulunması, konusunun lirik (aşk, sevgili) olması bu şiirin gazel olduğunu gösterir; aynı kafiye düzenine sahip kaside daha uzun olur ve genellikle bir kişiyi övme amacı taşır.
Örnek 2: Kasidenin, doğa veya bir varlığın tasviriyle başlayıp asıl övgü bölümüne geçmeden önceki giriş kısmına ne ad verilir? Kasidenin doğa, mevsim ya da bir varlığın tasviriyle başlayan giriş bölümüne nesib (teşbib) denir; bu bölümden asıl övgüye geçişi sağlayan beyte ise girizgâh adı verilir.
Örnek 3: Her beytin kendi içinde ayrı kafiyelendiği (aa bb cc dd...) ve bu nedenle uzun hikâyelerin anlatımına elverişli olan nazım şekli hangisidir; bu şekilde yazılmış bir esere örnek veriniz. Her beytin kendi içinde ayrı kafiyelenmesi (aa bb cc...) mesnevinin ayırt edici özelliğidir; bu kafiye serbestliği uzun anlatıların yazılmasına imkân tanır. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'u bu nazım şekliyle yazılmış başlıca eserlerden biridir.
Örnek 4: Yalnızca Türk edebiyatına özgü olan, rubaiye benzeyen ancak farklı bir aruz kalıbıyla yazılan dörtlük nazım şekli hangisidir? Rubaiye benzeyen ancak yalnızca Türk edebiyatına özgü olan ve "fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbıyla yazılan dörtlük tuyuğdur; Kadı Burhaneddin bu türün önemli temsilcilerindendir.
Örnek 5: Ziya Paşa'nın toplumsal ve felsefi eleştirilerini içeren, bentler arasında tekrarlanmayan bir bağlantı beytiyle kurulan uzun nazım şekli hangisidir? Bentler arasındaki bağlantı beytinin (vasıta beytinin) her bentte değişmesi terkib-i bendin ayırt edici özelliğidir; terci-i bentte ise aynı vasıta beyti değişmeden tekrarlanır. Ziya Paşa'nın Terkib-i Bend adlı eseri bu nazım şeklinin en tanınmış örneğidir.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.