Edebiyat salonu
Dönemi, yazarı ve eseri bir hikâye gibi birbirine bağla.
6 bölüm · ~8 dk · 3 etkileşim
1Konu özeti
İlk bölüm! Temeli burada atıyoruz, acele etme.
Eski Türk Dili, Türkçenin yazılı belgelerle izlenebilen en eski dönemidir ve iki büyük evreden oluşur: Köktürk (Göktürk/Orhun) dönemi ile Uygur dönemi. Köktürk dönemi, 8. yüzyılda dikilen ve Türk adının geçtiği ilk yazılı belgeler olan Orhun Yazıtları ile; Uygur dönemi ise 9-14. yüzyıllar arasında Mani (Maniheizm) ve Burkan (Budizm) dinlerinin etkisiyle üretilen, büyük çoğunluğu çeviri niteliğindeki dinî metinlerle temsil edilir. ÖABT Türk Dili ve Edebiyatı alanında bu konu yalnızca eser ve yazıt isimlerinin ezberlenmesiyle sınırlı kalmaz; adaylardan Orhun Türkçesinin biçim bilgisi (zamir, hâl eki, fiil çekimi) ve söz dizimi özelliklerini, Köktürk ve Uygur alfabelerinin yapısal farklarını, Uygur döneminde kullanılan birden çok yazı sistemini (Uygur, Mani, Brahmi, Göktürk harfleri) ve Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine geçişte görülen düzenli ses olaylarını ileri düzeyde bilmeleri beklenir.
2Temel kavramlar
Önemli yerleri altını çizer gibi oku.
Köktürk (Orhun) Dönemi
Orhun Yazıtları, Moğolistan'da Orhun Irmağı kıyısında bulunan üç büyük yazıttan oluşur: Kül Tigin Yazıtı (732, Bilge Kağan tarafından kardeşinin ölümü üzerine diktirilmiş, metni yeğeni Yollug Tigin tarafından yazılmıştır), Bilge Kağan Yazıtı (735, kendi ölümünün ardından oğlu tarafından diktirilmiştir) ve Tonyukuk Yazıtı (yaklaşık 720-725 yılları arasında, veziri Tonyukuk tarafından bizzat kendisi için diktirilmiştir; bu nedenle metinde olaylar ağırlıklı olarak birinci ağızdan anlatılır). Yazıtlar 1889'da Rus bilim adamı Nikolay Yadrintsev tarafından bulunmuş, ilk fotoğraf ve kopyaları Wilhelm Radloff tarafından yayımlanmış, 1893'te ise Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Thomsen tarafından çözülerek okunabilir hâle getirilmiştir. Yenisey Yazıtları ise Yenisey Irmağı çevresinde bulunan, sayıca Orhun yazıtlarından daha fazla ancak boyut ve içerik bakımından çok daha kısa, genellikle mezar taşı niteliğinde metinlerdir; kesin dikiliş tarihleri bilinmemekle birlikte dil özellikleri bakımından Orhun yazıtlarına göre daha arkaik ve basit kabul edilir.
Göktürk alfabesi sağdan sola yazılır, sözcük ya da sözcük öbekleri arasına iki nokta biçiminde bir ayırma işareti konur; harfler birbirine bitişik değildir. Alfabede yalnızca 4 ünlü işaretine karşılık 30'dan fazla ünsüz işareti bulunur; bunun nedeni ünsüzlerin büyük bölümünün kalın ve ince ünlülerle birlikte kullanılan ayrı biçimlere sahip olmasıdır (örneğin kalın "k" ile ince "k" farklı işaretlerle gösterilir). Orhun Türkçesinin biçim bilgisi de yazıtlarda açıkça izlenir: birinci teklik kişi zamiri "men" (ben değil), yönelme hâli -ka/-kä, bulunma-çıkma hâli birleşik olarak -da/-dä ekiyle karşılanır, vasıta hâli -n ekiyle kurulur; görülen geçmiş zaman -dI ekiyle, öğrenilen geçmiş zaman -mIş ekiyle yapılır; soru, cümle sonuna gelen bağımsız mU ekiyle kurulur; olumsuzluk -mA- ekiyle sağlanır. Söz dizimi bakımından yüklem, Türkçenin genel eğilimine uygun olarak cümle sonunda yer alır.
Uygur Dönemi
Uygurlar, Mani ve Burkan (Budist) dinlerini benimsemeleriyle birlikte Çince, Soğdca ve Sanskritçeden çok sayıda dinî metni Türkçeye çevirmiştir. Bu dönemde birden fazla yazı sistemi bir arada kullanılmıştır: Soğd alfabesinden geliştirilen ve harflerin sözcük içinde bitişik yazıldığı, metnin yukarıdan aşağıya sıralandığı Uygur alfabesi asıl yazı sistemidir; bunun yanında Maniheist çevrede Mani alfabesi, Budist çevrede ise Sanskrit kökenli Brahmi alfabesi kullanılmış, ayrıca Irk Bitig gibi bazı metinler hâlâ Göktürk harfleriyle yazılmaya devam etmiştir. Başlıca Uygur dönemi eserleri şunlardır: Irk Bitig (Göktürk harfleriyle yazılmış, 65 bölümden oluşan bir fal/kehanet kitabı), Altun Yaruk ("Altın Işık", Çinceden Singku Seli Tutung tarafından çevrilen kapsamlı bir Budist sutra), Maytrısimit (gelecekte dünyaya geleceğine inanılan Buda Maitreya'yı konu alan, sahneleme özellikleri nedeniyle Türk edebiyatının ilk dram/tiyatro örneği sayılan eser), Huastuanift (Maniheizmi benimseyen Uygurların günahlarından arınmak için okudukları tövbe duası) ve Sekiz Yükmek (Budizmin temel kavramlarını sekiz bölüm hâlinde öğretici biçimde anlatan eser). Uygurlar ayrıca ahşap kalıplarla baskı (ksilografi) ve hareketli ağaç harflerle basım yapan ilk Türk topluluğu olarak bilinir; bu, dönemin kültürel ve teknik gelişmişliğinin önemli bir göstergesidir.
Eski Türkçeden Oğuz grubu Türkiye Türkçesine geçişte görülen düzenli ses değişimleri şöyle özetlenebilir: kelime başında t->d (tag > dağ), kelime başında k->g (kel- > gel-, bir ötümlüleşme örneği), iki ünlü arasında d->y (adak > ayak), kelime başında b->v (bar- > var-, sub > su; burada ayrıca kelime sonunda b'nin düşmesi de görülür).
3Çözümlü örnekler
Örneklere dikkat et; soruların çoğu buradan çıkar.
Örnek 1: Tonyukuk Yazıtı'nı Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından ayıran temel özellik nedir? Çözüm: Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, adına dikildikleri kişiler adına başkaları (Bilge Kağan ve oğlu) tarafından diktirilmişken Tonyukuk Yazıtı, adına dikildiği kişi olan Tonyukuk'un kendisi tarafından, kendisi için yazdırılmıştır; bu nedenle olaylar büyük ölçüde birinci ağızdan anlatılır.
Örnek 2: Yenisey Yazıtları'nın dil ve içerik özellikleri Orhun Yazıtları'ndan nasıl ayrılır? Çözüm: Yenisey Yazıtları sayıca Orhun yazıtlarından fazla olmakla birlikte çoğunlukla kısa mezar taşı yazılarından oluşur, tarihleri kesin olarak bilinmez ve dili Orhun yazıtlarına göre daha arkaik ve yalındır; Orhun Yazıtları ise devlet meselelerini, savaşları ve öğütleri ayrıntılı biçimde anlatan uzun metinlerdir.
Örnek 3: Irk Bitig'in yazıldığı alfabe ile ait olduğu dönem arasındaki ilişki nasıl açıklanır? Çözüm: Irk Bitig, biçim olarak Köktürk (Göktürk) dönemine özgü harflerle yazılmış olsa da içerik ve tarihleme bakımından Uygur dönemine ait bir eserdir; bu durum, Göktürk yazısının Uygur döneminde de bir süre kullanılmaya devam ettiğini gösterir.
Örnek 4: "kel-" fiilinin Türkiye Türkçesindeki karşılığı olan "gel-" hangi ses olayına örnektir? Çözüm: Kelime başındaki ötümsüz "k" ünsüzü ötümlüleşerek "g"ye dönüşmüştür; bu, Eski Türkçeden Oğuz grubu Türkiye Türkçesine geçişte görülen düzenli bir ötümlüleşme örneğidir.
Örnek 5: Uygur döneminde Soğd alfabesi dışında hangi yazı sistemleri kullanılmıştır ve bunların dinî bağlamı nedir? Çözüm: Maniheist çevrede Mani alfabesi, Budist çevrede Sanskrit kökenli Brahmi alfabesi kullanılmıştır; bu durum, Uygur dönemi yazı çeşitliliğinin dinî çok kültürlülükle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterir.
4Sık yapılan hatalar
Yarıyı geçtin, harika gidiyorsun! 2 bölüm kaldı.
5Sınavda nasıl soruluyor
Arada küçük sorular var, atlamadan çöz.
6Kısa tekrar
Son bölüm! Biraz kaldı, bitirmek üzeresin.